30 Ekim 2022 Pazar

İmamoğlu: Az kaldı, 100. yılda her şey çok güzel olacak

 

Ekrem İmamoğlu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB'nin Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında konuştu. "Seçilmiş ya da atanmış olsun, bu rejimde hiçbir yönetici, bizler kendisini bu şehrin ya da bu ülkenin sahibi göremez" diyen İmamoğlu, "Az kaldı, millet ne derse o olacak. 100. yılda her şey çok güzel olacak" ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Cumhuriyet'in kuruluşunun 99. yıl dönümü nedeniyle kutlamaları Üsküdar Meydanı'nda Anadolu Ateşi gösterileriyle başladı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam eden kutlamaların açılış konuşmasını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yaptı. 


İmamoğlu, açıklamasında, "Cumhuriyet'i büyütüyoruz, büyütmeye devam edeceğiz. Bu ülkede cumhuriyet ve demokrasi fikri 100 yıl önce girdi. Kimse o fikri yok edemez, edemeyecek" dedi. "Milli iradeyi hiçe saymak, adil rekabeti dayalı ve çoğulcu bir siyaseti ortadan kaldırmak hevesi taşıyan bir avuç insan haddini bilecek" diyen İmamoğlu, "Seçilmiş ya da atanmış olsun, bu rejimde hiçbir yönetici, bizler kendisini bu şehrin ya da bu ülkenin sahibi göremez" ifadelerini kullandı İmamoğlu, "Az kaldı, millet ne derse o olacak. 100. yılda her şey çok güzel olacak" dedi. Balkanlar'dan Kafkaslara, Edirne'den Van'a, Sinop'tan Hatay'a memleketimle buluşmak ne güzel. 


99. yılı kutlu olsun Cumhuriyetimizin. Muazzam bir akşam olacak. Bu akşamdan sonra geri sayıma başlıyoruz. 100. yılının geri sayımına başlıyoruz hep birlikte. Burada çok özel duygularla birlikteyiz. Bayramımızı kutlayacağız. Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük bayram dediği gündeyiz. Varlığımızı, birliğimizi, Cumhuriyetimizi kutluyoruz. 99. yıl kutlu olsun. Cumhuriyet, her şeyden önce çok değerli bir fikirdir. Basit, sade ama çok güçlü bir fikirdir. İnancımız, yaşam biçimimiz, cinsiyetimiz ne olursa olsun hepimiz eşitiz, bu ülkenin onurlu vatandaşlarıyız.

Share:

29 Ekim 2022 Cumartesi

99. yılında Cumhuriyet’i kutlarken

 

Cumhuriyet

"Ne yazık ki bu yeni yüz yıla devrimci ilkeleri benimsemiş ve bunları kendi mantığı içinde aşmaya çalışan bir yönetimle gireceğimizi söyleyemeyiz! Aksine, “100’üncü yıl”a bu ülkede “çağdaşlaşma” adına yapılan her şeyi bir “istila” şeklinde görüp karalayan karşı-devrimci bir otokrasi altında giriyoruz." Tarihi olaylarla ilgili her kutlama günü toplumda aynı zamanda geçmişle bir çeşit “hesaplaşma” fırsatı doğurur. Ve bu “hesaplaşma”nın şeklini de toplumun o sıradaki nesnel koşulları belirler. 


Bu koşulları ise geçmişte yaşananları “dönem”lere ayırarak daha iyi anlayabiliriz. İnsanlar tarihte, “avcı-toplayıcı” yaşam biçiminden bugünlere kadar çeşitli aşamalardan geçtiler. Bu uzun yürüyüşte en büyük dönüşümü de bireylerin “emek gücü”nün “üretim araçları”ndan ayrılarak özerkleşmesi teşkil etti. Böylece “emek gücü” bir “meta” haline geliyor, ayrıca bu “meta”yı satın alacak bir de “sermayedar” sınıf ortaya çıkıyordu. Tarihte “toplumsal sınıflaşma” böyle başladı; “devlet aygıtı” bu koşullarda doğdu. 


Başlangıçta bu aygıtın iki temel işlevi vardı: bir yandan toplumda “varsıl”ların “yoksul”ları sömürme aracı oluyor, fakat öte yandan da bu sömürü düzenine “meşruluk” sağlıyordu. Latincede “devlet” anlamına gelen “respublica” sözcüğü aslında “res” (şey) ve “publica” (herkese ait) şeklinde iki terimden oluşmuştur. Oysa ortaya çıkan aygıt “herkese ait” olmaktan uzaktı. Ama yine de Hobbes’un “İnsan insanın kurdudur” (Homo homini lupus) diye betimlediği anarşi durumuna son veriyor ve belli bir düzen ve istikrar sağlıyordu.

Share:

28 Ekim 2022 Cuma

İktidarın kara tablosu: Yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL

 

Yoksulluk sınırı

Ekim ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 7 bin 425 TL, yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL oldu. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 9 bin 705 TL’ye çıktı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş), çalışma hayatındakilerin geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı 


‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ekim 2022 sonuçları açıklandı. Türk-İş’in araştırmasına göre, ekim ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’, asgari ücretin bin 925 TL üzerinde, 7 bin 425 lira oldu. Bir önceki ayda bu tutar 7 bin 245 liraydı. 


Gıdadan giyime, konuttan ulaşıma, eğitimden sağlık ve benzeri ihtiyaçlara kadar yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen dört kişilik bir ailenin “Yoksulluk sınırı” ise 24 bin 185 TL olarak açıklandı. Bu tutar bir önceki ay 23 bin 600 lira olarak hesaplanmıştı. Türk-İş, bekar bir çalışanın ‘Yaşama maliyeti’ni ise aylık 9 bin 705 lira olarak belirledi. 

Share:

27 Ekim 2022 Perşembe

Gıda enflasyonu yüzde 135'e dayandı

Gıda enflasyonu

 

Türk-İş Araştırması'nın 2022 Ekim ayı sonucuna göre; açlık sınırı 7 bin 425 TL'ye, yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL'ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 2,48, son 12 aylık yüzde 134,77 oranında arttı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş), çalışma hayatındakilerin geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Ekim 2022 sonuçları açıklandı. 


Türk-İş’in araştırmasına göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı, asgari ücretin bin 925 TL üzerine çıkarak 7 bin 425 liraya ulaştı. Söz konusu tutar eylül ayında 7 bin 245 liraydı. Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarını gösteren 


yoksulluk sınırı ise 24 bin 185 TL olarak açıklandı. Bu tutar bir önceki ay 23 bin 600 lira olarak hesaplanmıştı.Türk-İş, bekar bir çalışanın 'yaşama maliyeti'ni ise aylık 9 bin 705 lira olarak belirledi. Türk-İş’in araştırmasında bir diğer kalem “mutfak enflasyonu”ndaki değişim oldu. Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 2,48 oranında gerçekleşti. Son 10 aylık gıda enflasyonundaki değişim oranı ise yüzde 81,19 olarak hesaplandı. Son bir yıldaki gıda enflasyonu ise yüzde 134,77 olarak kayıtlara geçti.

Share:

26 Ekim 2022 Çarşamba

Döviz fiyatları: Euro'da yükseliş, dolarda yatay seyir devam ediyor

Döviz fiyatları

Dolar/TL dün yatay seyirle 18,6028'ten kapanmasının ardından, bugün bankalararası piyasanın açılışında 18,6020'den işlem görüyor. Dün, günü 18,5150 liradan kapatan Euro ise güne 18,5370 liradan başladı. İstanbul serbest piyasada dolar 18,6080 liradan, Euro 18,5370 liradan güne başladı.Serbest piyasada 18,6060 liradan alınan dolar 18,6080 liradan satılıyor. 18,5350 liradan alınan Euro'nun satış fiyatı ise 18,5370 lira olarak belirlendi.Dün, doların satış fiyatı 18,5930 lira, Euro'nun satış fiyatı ise 18,5150 lira olmuştu. 


Küresel piyasalarda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ultra şahin para politikalarında sona yaklaşıldığına yönelik güçlenen beklentilerle pozitif bir seyir izleniyor. ABD ekonomisinde resesyona ilişkin göstergelerin çoğalması, Fed'in faiz artırımı konusunda daha az agresif olabileceği beklentilerini artırırken, varlık fiyatları üzerinde de etkili olmaya devam ediyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda gelecek hafta yapılacak toplantıda Fed'in 75 baz puan faiz artırmasına kesin gözüyle bakılırken, 


Aralık toplantısında 50 baz puan faiz artırımı yapılacağına yönelik beklentiler yüzde 48 seviyesinde bulunuyor. Avrupa'da tarafında, perşembe günkü Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz kararı beklenirken, siyasi gelişmelerde gündemin odağındaki yerini koruyor. İngiltere'de azalan siyasi belirsizlikler dolar karşısında sterlini desteklerken, Euro/dolar paritesi Fed'in ultra şahin politikalarında sona yaklaşıldığına yönelik beklentiler sonrası 0,9960'a yükseldi.

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin