10 Ekim 2024 Perşembe
21 Ağustos 2024 Çarşamba
Tarım ürünleri tarlada kalırken tarımsal girdi fiyatları ise yükseliyor.
Tarım ürünleri tarlada kalırken tarımsal girdi fiyatları ise yükseliyor.
Tarımsal girdi fiyat endeksi yıllık yüzde 42,99 arttı. En çok artış veteriner harcamalarında. Çiftçi protestoları gündemindeki yerini korurken tarımsal girdi enflasyonu, üretim için temel gereksinimlerin fiyatlarındaki artışı gözler önüne serdi.
TÜİK’in açıkladığı tarımsal girdi fiyat endeksinde, 2024 yılı haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,93 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 16,66 artış,
bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,56 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 42,99 artış gerçekleşti. Yıllık bazda fiyatı en çok harcama kalemi ise aşı, ilaç gibi harcamaların dâhil olduğu veteriner harcamalarında yaşandı. Veteriner harcamaları yıllık yüzde 114,01 oranında arttı.
15 Ağustos 2024 Perşembe
Tarım üreticisi enflasyon altında eziliyor
TÜİK verilerine göre, tarım üretici enflasyonu temmuzda bir önceki aya göre yüzde 1,74 azalırken,
geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 41,07 arttı. Endeks, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 59,61 artış gösterdi. TÜİK verileri, artan maliyetler karşısında yurdun çeşitli bölgelerinde eylemlerini sürdüren tarım üreticisinin haklılığını bir kez daha ortaya koydu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarım ürünleri üretici fiyat endeksini (Tarım ÜFE) açıkladı. Buna göre endeks, temmuzda bir önceki aya kıyasla yüzde 1,74
azalırken, geçen yılın aralık ayına göre yüzde 19,79, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41,07 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 59,61 artış gösterdi. Sektörlerde bir önceki aya göre değişime bakıldığında, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,64, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 5,55, balık ve diğer balıkçılık ürünleri,
su ürünleri, balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,72 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 6,57 artış, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 8,78, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 0,12 azalış görüldü.
14 Mayıs 2024 Salı
Sektörün borcu 700 milyar lirayı geçti
14 Mayıs'ın Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Meclis'te bir basın toplantısı düzenleyen CHP'li Sarıgül,
tarım sektörünün borcunun son 20 yılda 122 kat arttığını anımsattı. Sarıgül, "Çiftçi borcunu ödeyemiyor" diye konuştu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, çiftçiye verilecek desteğin önemine işaret ederek, "Tarımı hor görürsek yarını zor görürüz" dedi. Sarıgül, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, 14 Mayıs'ın Dünya Çiftçiler Günü olduğunu anımsattı.
Çiftçilerin son yıllarda fakirleştiğini belirten Sarıgül, "Çiftçimiz adeta toprağını süremez hale geldi. Para kazanamadığı için tarlalarını ekemiyor. Çiftçimizin borcu son 20 yılda 122 kat arttı. Tarım sektörünün borcu 700 milyar lirayı geçti. Çiftçi borcunu ödeyemiyor" ifadelerini kullandı. Çiftçinin para kazanamaması halinde tarlaya
küseceğini dile getiren Sarıgül, "Tarımı hor görürsek yarını zor görürüz. Önümüzdeki aylarda buğday hasadı başlayacak. Buğday taban fiyatının en az 15 lira olması şart. Arpanın taban fiyatının da 12 lira olması şart ki benim çiftçim, köylüm ektiğinin hakkını alabilsin." değerlendirmesinde bulundu.
14 Nisan 2024 Pazar
İktidarın yanlış politikaları ülkeyi, tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı hâle getirdi
İktidarın yanlış politikaları ülkeyi, tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlı hâle getirdi.
Kontrolsüz ithalat nedeniyle yerli üretim giderek azalıyor. Girdi maliyetleri altında ezilen üreticiler, borçlanarak üretim yapmaya çalışıyor. Tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten ülke konumundaki Türkiye, AKP iktidarında yanlış politika ve tercihler nedeniyle dışa bağımlı bir ülke konuma düştü. Kontrolsüz ithalat nedeniyle zarar eden yerli üreticilerin büyük bir bölümü üretimden çekildi. Üretimde kalmayan çalışanlar ise yüksek girdi maliyetleri altında eziliyor. Borçlanarak üretim yapmaya çalışan çiftçilerin
kredi borcu son bir yılda yüzde 75 artarak 637,4 milyar TL’ye kadar yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verileri Türkiye'nin bir çok alanda kendine yeterli üretimi yapamadığını ortaya koyuyor. Türkiye, tarımsal ürünlerde meyve ve sebzede kendine yeterli üretim yaparken yağlı tohum, bakliyat gibi ürün gruplarında kendine yeterli üretimi yapamıyor. Yağlı tohumlardan soya da Türkiye ihtiyacının ancak yüzde 5,2’si kadar üretiyor.
Kalan yüzde 94,8’lik kısmı dışarıdan ithalatla karşılıyor. Kolzade(kanola) kendine yeterlilik oranı yüzde 47,9 olurken daha önce yüzde 60’ın üzerinde olan ayçiçeğinde kendine yeterlilik oranı yüzde 51,3’e geriledi. Türkiye’nin kendine yeterli olamadığı ürünler arsında yüzde 60,2 yeterlilik derecesi ile yeşil mercimek, yüzde 74,3 ile pirinç, yüzde 85,8 ile mısır, yüzde 85,9 ile kırmızı mercimek var. Arpada kendine yeterlilik yüzde 90, kuru fasulyede yüzde 91,4 olarak gerçekleşti.
6 Nisan 2024 Cumartesi
gıda etiketlerinde yeni düzenlemeye gidildi.
Tüketicilerin korunması kapsamında, gıda etiketlerinde yeni düzenlemeye gidildi.
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme kapsamında; tüketiciler tarafından birbiriyle karıştırılabilecek, birbirine benzeyen gıdalarda, "… tadında", "… lezzeti", "… keyfi" gibi ifadeler yasaklandı. Tüketicilerin korunması için gıda etiketlerinde yeni düzenlemeye gidildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik,
Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, üretiminde gıda bileşeni yerine tamamen aroma verici kullanılan bir gıdanın etiketinde, aromayla ilgili gerçek gıda görseli kullanılamayacak.Gıdanın adı artık tüketicinin rafta ilk bakışta göreceği yere aynı punto, aynı stil ve karakterde yazılacak. Gıda etiketlerinde yanıltıcı görseller kullanılmasına müsaade edilmeyecek. Tüketiciler tarafından birbiriyle karıştırılabilecek, birbirine benzeyen gıdalarda,
"tadında", "lezzeti", "keyfi" gibi ifadelere izin verilmeyecek. Bitkisel margarinde tereyağı keyfi veya tereyağı lezzeti ifadelerine müsaade edilmeyecek. Gıda işletmecilerinin yapılan değişikliğe 31 Aralık 2026'ya kadar uyum sağlaması gerekecek. Uygun olmayan gıdalar, söz konusu tarihten sonra piyasada bulunamayacak.
25 Şubat 2024 Pazar
Narenciyesi elinde kalan üreticilere ikinci tehlike
CHP TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut,
Türkiye narenciye üretimini tümüyle yok edebilecek Yeşillenme Hastalığı’na karşı iktidarı acil ve etkin önlem almaya çağırdı. Büyük tehlikeye karşı kritik uyarısını portakal bahçesinden yapan Barut, “Narenciyede tehlike kapıda. Eğer bu uyarılarımızı dikkate alınmazsa gelecekte ülkemizde narenciye üretimi risk altına girecek. Çünkü bu hastalık turunçgilde en tehlikeli ve çaresiz kalınan hastalıktır. Zaten bu yıl narenciye üreticisi zora düştü. Ürün para etmedi, ağaçlar kesildi. Narenciye üretimi ve üreticisi büyük sorunlarla boğuşurken üstüne bu tehlike gelmişken, ülkemizde
Tarım ve Orman Bakanlığı, ‘Gerekli önlemleri aldık’ diyerek KKTC’den yaklaşık 15 bin ton narenciyeyi, birkaç ihracatçıya tahsis ederek Türkiye üzerinden transit geçişle sadece Irak ve Azerbaycan’a gideceğini söyleyerek ülkemizin narenciye üretimini tehlikeye atıyor. Çünkü transit geçiş için olsa bile ülkemize gelecek bu narenciye ürünleri, TIR’larla depolara indirildikten sonra buradan iç pazarda satılabilecektir. Bunun kontrolü zordur.
Zaten yurtiçinde depolara indirildikten sonra bu böceğin etrafa dağılmasını kontrol etmek de neredeyse imkansızdır. Bu vektör böcek ülkemize girer ve başta güney bölgelerimizde çoğalırsa önümüzdeki yıllarda hastalığı Türkiye’de de göreceğiz. Ülkemiz narenciye üreten konumdan çıkar ve ithal eder konuma gelir. Bu çağrımıza iktidar ve Tarım Bakanlığı’nın kulak vermesi lazım” dedi.











