1 Kasım 2022 Salı

Türkiye güzeline ölüm tehdidi! Hayatı kabusa döndü

Türkiye güzeli

Eski Türkiye güzeli Sibel Demiralp'in yaşadığı sitede hayatı kabusa döndü. Komşusuyla sorunlar yaşayan Demiralp ölümle tehdit edildiğini iddia etti. 2016 yılında Türkiye güzeli olan Sibel Demiralp bundan 7 ay önce İstanbul Ataşehir'de lüks bir siteye taşındı.


Siteye taşınır taşınmaz sıkıntıların başladığını aktaran Demiralp, taşındıktan üç gün sonra komşusunun güvenliği arayıp gürültü yapıldığı gerekçesiyle şikayette bulunduğunu fakat bu sırada kendisinin evde olmadığını belirtti. Dairede yaşayan önceki kiracılara da aynı sorunların yaşatıldığının aktaran Demiralp "Kapıma defalarca vurdu, kapıyı açmaya çalıştı, beni öldüreceğini söyledi. Kalp hastasıyım panik atağım tuttu. Böyle bir sitede rahat edemeyeceksem, evimde huzur bulamayacaksam nereye gideceğim, nereye taşınacağım?" dedi.


Show Haber'in aktardığına göre, şikayetlerin ardı arkası kesilmezken Sibel Demiralp, alt komşusu dışında kimseden şikayet almadığını söyledi. İddiaya göre, önceki akşam da aynı nedenle kapıya dayanan alt komşu, Sibel Demiralp evde bir arkadaşıyla otururken yukarı çıkıp kapıyı tekmeledi tehditler savurdu.


Yaşadığı korkuyu anlatan Demiralp, "Tekme izleri duruyor seni burada yaşatmayacağım, sana huzur vermeyeceğim, çık dışarı, seni öldüreceğim dedi. Polislerin yanında saldırdı" şeklinde konuştu.

Share:

31 Ekim 2022 Pazartesi

TRT spikerine ‘ümmet’ cezası

 

TRT

TRT spikeri Deniz Demir, ekranda okuduğu 29 Ekim mesajında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten "Bizi ümmet olmaktan çıkarıp birey olma bilincini armağan eden..." diye bahsetmesi üzerine hedef haline geldi. Demir, ana haberin sonunda okuduğu mesajında "Bugün Cumhuriyetimizin 99’uncu kuruluş yıldönümüydü. Bizi ümmet olmaktan çıkarıp birey olma bilincini, Cumhuriyet aydınlığını, ilmini armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm şehitlerimizi sevgi ve saygı ile anarken, 


Cumhuriyet’i zihninde ve kalbinde yaşayan, yaşatan ve bunu gelecek nesillere aktaran siz bu büyük millet, bu büyük devlet... Atatürk’ün kurduğu büyük Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşasın! 29 Ekim kutlu olsun!" ifadeleri kullandı. Demir’in bu mesajı okuduğu anlara ait görüntüler, İslamcı ve AKP’li sosyal medya kullanıcıları tarafından hızla paylaşılmaya başlandı. Okunan mesajda "dine karşı gelindiği" ve 


"ümmetin hedef alındığı" iddialarında bulunan sözkonusu çevreler, TRT yönetimine tepki gösterip Demir’in görevden alınmasını istedi. Daha sonra AKP’ye yakınlığıyla bilinen Haber 7’nin internet sitesinde yer alan habere Demir’le ilgili şikayetlerin ardından TRT yönetimi harekete geçti. 18 yıldır TRT çalışanı olan Demir’in bu görüntülerin ardından ekranlardan çekildiği belirtildi. Demir’in 18 yıllık TRT çalışanı bir memur olduğu öğrenildi.

Share:

30 Ekim 2022 Pazar

İmamoğlu: Az kaldı, 100. yılda her şey çok güzel olacak

 

Ekrem İmamoğlu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB'nin Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında konuştu. "Seçilmiş ya da atanmış olsun, bu rejimde hiçbir yönetici, bizler kendisini bu şehrin ya da bu ülkenin sahibi göremez" diyen İmamoğlu, "Az kaldı, millet ne derse o olacak. 100. yılda her şey çok güzel olacak" ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) Cumhuriyet'in kuruluşunun 99. yıl dönümü nedeniyle kutlamaları Üsküdar Meydanı'nda Anadolu Ateşi gösterileriyle başladı.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam eden kutlamaların açılış konuşmasını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yaptı. 


İmamoğlu, açıklamasında, "Cumhuriyet'i büyütüyoruz, büyütmeye devam edeceğiz. Bu ülkede cumhuriyet ve demokrasi fikri 100 yıl önce girdi. Kimse o fikri yok edemez, edemeyecek" dedi. "Milli iradeyi hiçe saymak, adil rekabeti dayalı ve çoğulcu bir siyaseti ortadan kaldırmak hevesi taşıyan bir avuç insan haddini bilecek" diyen İmamoğlu, "Seçilmiş ya da atanmış olsun, bu rejimde hiçbir yönetici, bizler kendisini bu şehrin ya da bu ülkenin sahibi göremez" ifadelerini kullandı İmamoğlu, "Az kaldı, millet ne derse o olacak. 100. yılda her şey çok güzel olacak" dedi. Balkanlar'dan Kafkaslara, Edirne'den Van'a, Sinop'tan Hatay'a memleketimle buluşmak ne güzel. 


99. yılı kutlu olsun Cumhuriyetimizin. Muazzam bir akşam olacak. Bu akşamdan sonra geri sayıma başlıyoruz. 100. yılının geri sayımına başlıyoruz hep birlikte. Burada çok özel duygularla birlikteyiz. Bayramımızı kutlayacağız. Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük bayram dediği gündeyiz. Varlığımızı, birliğimizi, Cumhuriyetimizi kutluyoruz. 99. yıl kutlu olsun. Cumhuriyet, her şeyden önce çok değerli bir fikirdir. Basit, sade ama çok güçlü bir fikirdir. İnancımız, yaşam biçimimiz, cinsiyetimiz ne olursa olsun hepimiz eşitiz, bu ülkenin onurlu vatandaşlarıyız.

Share:

29 Ekim 2022 Cumartesi

99. yılında Cumhuriyet’i kutlarken

 

Cumhuriyet

"Ne yazık ki bu yeni yüz yıla devrimci ilkeleri benimsemiş ve bunları kendi mantığı içinde aşmaya çalışan bir yönetimle gireceğimizi söyleyemeyiz! Aksine, “100’üncü yıl”a bu ülkede “çağdaşlaşma” adına yapılan her şeyi bir “istila” şeklinde görüp karalayan karşı-devrimci bir otokrasi altında giriyoruz." Tarihi olaylarla ilgili her kutlama günü toplumda aynı zamanda geçmişle bir çeşit “hesaplaşma” fırsatı doğurur. Ve bu “hesaplaşma”nın şeklini de toplumun o sıradaki nesnel koşulları belirler. 


Bu koşulları ise geçmişte yaşananları “dönem”lere ayırarak daha iyi anlayabiliriz. İnsanlar tarihte, “avcı-toplayıcı” yaşam biçiminden bugünlere kadar çeşitli aşamalardan geçtiler. Bu uzun yürüyüşte en büyük dönüşümü de bireylerin “emek gücü”nün “üretim araçları”ndan ayrılarak özerkleşmesi teşkil etti. Böylece “emek gücü” bir “meta” haline geliyor, ayrıca bu “meta”yı satın alacak bir de “sermayedar” sınıf ortaya çıkıyordu. Tarihte “toplumsal sınıflaşma” böyle başladı; “devlet aygıtı” bu koşullarda doğdu. 


Başlangıçta bu aygıtın iki temel işlevi vardı: bir yandan toplumda “varsıl”ların “yoksul”ları sömürme aracı oluyor, fakat öte yandan da bu sömürü düzenine “meşruluk” sağlıyordu. Latincede “devlet” anlamına gelen “respublica” sözcüğü aslında “res” (şey) ve “publica” (herkese ait) şeklinde iki terimden oluşmuştur. Oysa ortaya çıkan aygıt “herkese ait” olmaktan uzaktı. Ama yine de Hobbes’un “İnsan insanın kurdudur” (Homo homini lupus) diye betimlediği anarşi durumuna son veriyor ve belli bir düzen ve istikrar sağlıyordu.

Share:

28 Ekim 2022 Cuma

İktidarın kara tablosu: Yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL

 

Yoksulluk sınırı

Ekim ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 7 bin 425 TL, yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL oldu. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 9 bin 705 TL’ye çıktı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş), çalışma hayatındakilerin geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı 


‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Ekim 2022 sonuçları açıklandı. Türk-İş’in araştırmasına göre, ekim ayında 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden ‘açlık sınırı’, asgari ücretin bin 925 TL üzerinde, 7 bin 425 lira oldu. Bir önceki ayda bu tutar 7 bin 245 liraydı. 


Gıdadan giyime, konuttan ulaşıma, eğitimden sağlık ve benzeri ihtiyaçlara kadar yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen dört kişilik bir ailenin “Yoksulluk sınırı” ise 24 bin 185 TL olarak açıklandı. Bu tutar bir önceki ay 23 bin 600 lira olarak hesaplanmıştı. Türk-İş, bekar bir çalışanın ‘Yaşama maliyeti’ni ise aylık 9 bin 705 lira olarak belirledi. 

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin