31 Mayıs 2023 Çarşamba

Kayseri'de 200 gram ekmeğe zam geldi. 4 TL'den satılan ekmek, 5 TL'ye yükseltildi.

ekmeğe zam geldi


Merhaba! Türkiye'de ekmek ve diğer ürünlerin fiyatlarının neden bu kadar yüksek olduğunu hiç merak ettiniz mi? Pekala, size söyleyeyim, bu birçok faktörün rol oynadığı karmaşık bir konu. Bu blog gönderisinde, yüksek fiyatların ardındaki nedenleri inceleyeceğiz ve olası çözümleri keşfedeceğiz. Türkiye'de ekmek fiyatlarının yüksek olmasındaki en önemli etkenlerden biri de buğdayın maliyeti. Türkiye, buğday arzı için büyük ölçüde ithalata bağımlıdır ve küresel pazardaki buğday fiyatları yıllar içinde istikrarlı bir şekilde artmaktadır. Bu, Türkiye'nin buğdayı için daha fazla ödeme yapması gerektiği anlamına geliyor ve bu maliyet tüketicilere daha yüksek ekmek fiyatları şeklinde yansıyor. 


Türkiye'de ürün fiyatlarının yüksek olmasına katkıda bulunan bir diğer faktör de nakliye maliyetidir. Türkiye büyük bir ülke ve bir bölgeden diğerine mal taşımak maliyetli olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin altyapısı çok iyi değil, bu da ulaşım maliyetlerinin genellikle olması gerekenden daha yüksek olduğu anlamına geliyor. Bu da tüketicilere daha yüksek fiyatlar şeklinde yansır. Türkiye'de ürün fiyatlarının yüksek olmasında vergiler ve düzenlemeler de rol oynuyor. Devlet bazı ürünlere yüksek vergiler koyuyor ki bu da fiyatları yükseltiyor. 


Ayrıca işletmelerin uymak zorunda olduğu birçok düzenleme bulunmakta ve bu düzenlemeler üretim maliyetlerini de artırabilmektedir. Yine bu maliyetler tüketicilere daha yüksek fiyatlar şeklinde yansıtılmaktadır. Son olarak, Türkiye'deki ürün fiyatlarının yüksek olmasında pazarın da rol oynadığını belirtmek önemlidir. Bir ürün için yüksek talep olduğunda, işletmeler onun için daha fazla ücret talep edebilir. Ayrıca, piyasada yeterli rekabet olmadığında, işletmeler müşteri kaybetme korkusu olmadan daha yüksek fiyatlar talep edebilirler. Bu piyasa güçleri fiyatları daha da artırabilir.

Share:

30 Mayıs 2023 Salı

Açlık sınırı 10 bin liranın üzerinde, yoksulluk sınırı 33 bin lirayı aştı!

 

yoksulluk sınırı

Türkiye'de "açlık sınırı" asgari gelir miktarını ifade eden bir kavramdır. Bir bireyin veya ailenin temel gıda ve gıda dışı maddeleri karşılayabilmesi için gereklidir. Eşik değişir her hanenin büyüklüğüne ve bileşimine bağlı olarak. Bu konu çok önemlidir çünkü tutuyor Türkiye'de geçim mücadelesi veren milyonlarca insanın yaşam koşullarına ışık tutuyor. İçinde Bu yazıda, Türkiye'deki "açlık sınırı"nı etkileyen faktörleri ve bunun yanı sıra sonuçlar ve olası çözümler.Açlık sınırının belirlenmesinde ekonomik durum hayati bir rol oynar. Yüksek Enflasyon oranları satın alma gücünü düşürerek ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını zorlaştırıyor. İşsizlik ve gelir eşitsizliği de Türkiye'deki yoksulluk seviyelerine önemli ölçüde katkıda bulunuyor. 


Eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal faktörler de bireyin yoksulluktan kaçmak "Açlık sınırı"nın altında yaşamak, bireylerin fiziksel ve psikolojik esenlik, özellikle sağlıklı büyüme için doğru beslenmeye ihtiyaç duyan çocuklar. Yoksulluk, büyüme geriliği veya büyüme geriliği gibi kronik hastalıklara yol açabilen yetersiz beslenme ile bağlantılıdır. ölüm bile. Bu konuyu etkili bir şekilde ele almak için, yerel düzeyde sosyal refah programları uygulanmalıdır. doğrudan veya dolaylı olarak iş eğitimi yoluyla mali yardım sağlayarak ve ulusal düzeylerde girişimler. İstihdam yaratmayı artırmayı amaçlayan hükümet politikaları istihdam sunacaktır. 


yoksulluk sınırının altında mücadele edenlerin gelirlerini artırmaya yardımcı olacak fırsatlar. Son olarak, eğitime yatırım yapmak, bireyleri donatarak uzun vadeli faydalar sağlayacaktır. genel yaşamı iyileştirirken istihdam edilebilirlik beklentilerini artırabilecek becerilere sahip standartlar. Sonuç olarak, yoksulluk seviyelerinin düşürülmesi bugün Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olmaya devam etmektedir; gıda gibi temel ihtiyaçlara erişimin sağlanması temel bir insan hakkı olarak görülmelidir bir lüksten ziyade. "Açlık sınırı" sorununu ele almak için hem ekonomik hem de sosyal faktörlerin odaklanan politika yapıcılar ile dikkate alınması gereken

Share:

29 Mayıs 2023 Pazartesi

Dolar/TL yıl sonu 28 seviyesini görebilir

Dolar/TL

Morgan Stanley, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın düşük faiz politikasına bağlı kalmaya devam etmesi halinde Türk Lirası'nın yıl sonunda 28 seviyesini görebileceğini kaydetti. Morgan Stanley, seçimleri kazanan AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cari düşük faiz politikasına bağlı kalmaya devam etmesi halinde Türk Lirası'nın dolar karşısında yüzde 29 değer kaybetmesi riski olduğunu bildirdi. 


ekonomim.com'un aktardığı habere göre, analistler Hande Küçük ve Aline Slyusarchuk tarafından dün yayımlanan yatırımcı notuna göre, politikanın yönü değişmez ise Türk Lirası dolar karşısında 26 seviyesine beklenenden çok daha kısa sürede gerileyebilir ve yıl sonuna kadar 28 seviyesi görülebilir. Morgan Stanley'in yatırımcı notunda, "Türkiye'nin yüksek dış finansman ihtiyaçları, makro risklerin devam etmesine 


neden olacak ve mevcut makro politika çerçevesi değişmedikçe, küresel şoklara (emtia fiyatları, Fed) ve bölgesel ortaklardan gelen döviz girişlerinin kullanılabilirliğine karşı artan bir hassasiyetle karşı karşıya kalınacak" denildi. Dolar, seçim sonrası ilk işlemlere 20 TL'nin üzerinde başladı. Euro ise 21,50 TL seviyesini gördü.Gram altın ise 1250 TL'de alıcı buluyor.

Share:

28 Mayıs 2023 Pazar

Oy verme işlemi devam ediyor

 

Oy verme

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu için oy verme işlemi, Türkiye genelinde saat 08.00 itibarıyla başladı. Oy verme süreci saat 17.00'ye kadar sürecek. Türkiye tarihinin en kritik seçimi bugün gerçekleşiyor. Adeta ikinci başkanlık referandumu olan bu seçim için oy verme işlemi, Türkiye genelinde saat 08.00 itibarıyla başladı, 17.00'ye kadar sürecek. Ancak saat 17.00'ye geldiği halde, sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler, başkan tarafından sayıldıktan sonra sırayla oylarını kullanacak. Türkiye'nin, 5 yıl boyunca görev yapacak cumhurbaşkanının belirleneceği seçim için ülke genelinde 973 ilçe, 


1094 ilçe seçim kurulunda 191 191 bin 884 sandık kuruldu. Bugün yurt içinde 61 milyona yakın seçmen oy kullanacak. Seçmen, 14 Mayıs'ta hangi okul ve sandıkta oy kullandıysa yeniden aynı yerde yurttaşlık görevini yerine getirecek. Seçmenin T.C. Kimlik Numarası bulunan, fotoğraflı resmi belgeyi yanında bulundurması yine zorunlu olacak. 14 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı Seçimi’nde yurt içinde 60 milyon 721 bin 745 kayıtlı seçmenden 53 milyon 993 bin 683’ü oy kullandı. 


Oyların 52 milyon 972 bin 934’ü geçerli, 1 milyon 20 bin 749’u geçersiz sayıldı. Seçime katılma oranı ise yüzde 88,92 oldu. Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, henüz oy kullanmayan seçmenlere sandığa gitme çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter hesabından henüz sandığa gitmeyen seçmenlere seslendi. Kılıçdaroğlu, "Hala oy kullanmamış kardeşim, sandığa git, üşenme, oyunu kullan. Geleceğin yürüyüş mesafesi kadar yakın" dedi.

Share:

27 Mayıs 2023 Cumartesi

Halkın borcu trilyonu geçti

 

Halkın borcu


Yurttaşın son bir haftada kredi musluklarını kapatan bankalara olan borçları artık ödenebilir olmaktan çıktı. Bankaların kredi kartı borçlarından dolayı yurttaştan alacağı tutar 670 milyar lirayı geçti. Ülkede büyük bir krize dönüşen borçlar nedeniyle Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından bir video yayımlayarak borçlu yurttaşlara seslendi. Kılıçdaroğlu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Zor durumda olduğunuzu biliyorum, borçlarınızı ödemekte zorluk çektiğinizi de biliyorum. İcra dairelerindeki dosyaları da biliyorum. İktidara gelir gelmez bireysel kredi kartı borçlarınıza kesin çözüm getireceğiz. 


Erdoğan’ın sebep olduğu ekonomik buhran yüzünden birikmiş borçlarınızı devletimizin hazinesi bankalardan devralacak.” Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) son verilerine göre tüketici kredileri tutarı, 18 Mayıs itibarıyla 1 trilyon 357 milyar 735 milyon liraya yükseldi. Bu kredilerin 427 milyar 116 milyon lirası konut, 78 milyar 496 milyon lirası taşıt ve 852 milyar 123 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu. İhtiyaç kredileri yılbaşından bu yana yüzde 29,13 oranında arttı. Yılbaşında 659,8 milyar lira düzeyinde olan ihtiyaç kredisi miktarı en son yayımlanan verilere göre 852,1 milyar lira düzeyine çıktı. 


Merkez Bankası'nın verilerine göre, ortalama ihtiyaç kredisi faizleri 18 Mayıs haftasında yüzde 39,3 seviyesine yükseldi. Böylelikle ihtiyaç kredisi faizleri 2018'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları da bir haftada 275 milyon lira artarak 670 milyar 284 milyon lira oldu. Aynı dönemde kredi kartı borçları ise yüzde 50’nin üzerinde arttı. Yüzde 1,36 faizin diğer kredilere göre daha düşük kalması nedeniyle yurttaş, kredi kartlarına sarıldı. BDDK’nin verilerine göre bireysel kredi kartı borçları yılbaşında 442,1 milyar lira dolayında hesaplanıyordu. 

Share:

26 Mayıs 2023 Cuma

AKP iktidarı yine ithalata sarıldı

 

ithalat

Et fiyatlarındaki artış karşısında iktidar bir kez daha ithalata sarıldı. Et Konseyi’nin “İthalat çözüm olmaz” uyarısına rağmen fiyatlar kısa vadede düşürülmeye çalışılıyor. Üretici maliyet artışları karşısında can çekişiyor. Tarım ve hayvancılıkta uygulanan yanlış politikalar, bir kez daha krize neden oldu. Kırmızı et fiyatlarındaki çift haneli artış gündemdeyken iktidar, yine ithalat sarıldı. Fiyatlar kısa vadede düşürülmeye çalışılırken sonuçları daha önce olduğu gibi yine üreticinin ve tüketicinin aleyhine. Yılbaşından bu yana fiyatı yüzde 50’nin üzerinde zamlanan kırmızı etteki kriz, Ramazan ayının gelmesiyle daha da büyüdü. 


Ulusal Kırmızı Et Konseyi tarafından 23 Mart’ta yapılan açıklamada dana kıymada aylık artış oranı yüzde 23,8, yıllık artış oranı ise yüzde 136,9 olarak yer aldı. Et fiyatlarındaki yangın gerekçe gösterilerek hem besilik hem de kasaplık hayvan ithalatının önü açıldı. Et ve Süt Kurumu, Ramazan öncesi ithal karkas et ve ithal kesimlik dana ile kırmızı et piyasasına müdahale etti. ESK, 8 bin 500 ton et ve 40 bin kasaplık dana ithalatına gitti. İthalatın geçici bir çözüm olduğu Ulusal Et Konseyi’nin açıklamasında “Tüketici nezdinde daha uygun fiyatlı et tüketiminin sağlanabilmesi için karkas satış 


fiyatlarının maliyetin altında tutmaya çalışmak yerine, her zaman için besi materyali ve yem gibi temel girdilerin düşürülmesine yönelik çalışma yapılmasının en doğru yaklaşım olacağı kanaatindeyiz. Ülkemizle birlikte tüm dünyada canlı hayvan ve karkas et fiyatlarının yükselmesi sebebiyle ülkemizdeki et piyasasını regüle etmek amacıyla kasaplık hayvan veya karkas et ithalatı çözüme katkı vermeyecektir. Aksine üreticilerin yine tedirgin olmasını tetikleyecek ve uzun vadeli üretim dengesini bozacaktır” ifadeleriyle yer verildi.

Share:

25 Mayıs 2023 Perşembe

Son bir yılda 11 bin 748 lira artan yoksulluk sınırı 31 bin lirayı aştı!

 

yoksulluk sınırı

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının mayıs ayı sonuçlarına göre, açlık sınırı 11 bin 810 liraya, yoksulluk sınırı ise 31 bin 152 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı son yılda toplam 11 bin 748 lira arttı. Türkiye’de son 36 aydır aralıksız olarak artan gıda fiyatları ve yüksek enflasyon süreci açlık ve yoksulluk riskini artırıyor. Temel gıda fiyatlarında yaşanan yüksek oranlı artışlar dört kişilik bir ailenin açlık sınırını mayısta 178 lira daha artırarak 12 bin lira sınırına yaklaştırırken yoksulluk sınırı da 31 bin lirayı aştı. 


Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Mayıs 2023 sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ile gıdanın yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da insan onuruna yaraşır bir şekilde yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcamaları dikkate alınarak hesaplanan verilere göre, mayıs ayında açlık sınırı 11 bin 810 liraya, yoksulluk sınırı ise 31 bin 152 liraya yükseldi. 


Araştırmaya göre; açlık sınırı mayıs ayında  bir önceki aya göre 178 lira artarken gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 344 lira artarak 19 bin 342 liraya yükseldi. Bu ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre da 522 lira arttı. Bir yıl öncesine göre ise açlık sınırı 5 bin 345 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 6 bin 401 lira arttı. Yoksulluk sınırı son yılda toplam 11 bin 748 liralık artış gösterdi. 

Share:

24 Mayıs 2023 Çarşamba

Yurtdışında oy verme işlemleri bugün sona eriyor

 

oy verme işlemleri

Türkiye'de 28 Mayıs'ta yapılacak olan 13. Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turu için yurtdışındaki temsilciliklerde ve gümrüklerde şu ana kadar 1 milyon 763 bin 973 oy kullanıldı. Yurtdışı temsilciliklerde oy verme işlemleri bu akşam sona erecek. Gümrüklerde ise 28 Mayıs saat 17.00'ye kadar devam edecek. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasının ardından yurtdışında ve gümrük kapılarında 20 Mayıs'ta başlayan oy verme işlemi devam ediyor. 


Yurtdışında bulunan temsilciliklerde ve gümrük kapılarında şu ana kadar 1 milyon 763 bin 973 oy kullanıldı. Yurtdışında oy verme işlemi bugün yerel saatle 22.00’de son bulacak ancak gümrük kapılarında 28 Mayıs saat 17.00’ye kadar devam edecek. Yüksek Seçim Kurulunca (YSK) 28 Mayıs'ta yapılacak seçim için Türkiye'nin 73 ülkedeki 151 temsilciliğinde 167 noktada sandık kurulmuştu. İlk tur seçimlerinde yurtdışında oy verme işlemi 28 Nisan’da başlamış ve 9 Mayıs’ta sona ermişti. 


YSK’nin kesin sonuçlarına göre yurtdışında ilk turda 12 gün boyunca toplam 1 milyon 691 bin 287 seçmen sandığa giderek oy kullanmıştı. Bu seçmenler 1 milyon 676 bin 268 geçerli oy atmıştı. Geçersiz oy sayısı sadece 15 bin 19 olmuştu. Yurtdışında seçime katılma oranı yüzde 49.40 olmuştu. Gümrüklerde ise ilk turda 148 bin 847 seçmen oy kullanmıştı. Bu oylardan 146 bin 847’si geçerli, bin 336’sı geçersiz sayılmıştı. Gümrüklerde seçime katılım oranı yüzde 4.33 olmuştu.

Share:

23 Mayıs 2023 Salı

Türkiye'nin risk primi 700 baz puanı aştı!

 

risk primi

Türkiye'de 14 Mayıs seçimlerinden önce 505 baz puan olan risk primi, seçimlerin ardından yükselişini sürdürüyor. Ülkenin risk primi 700 baz puanın üzerine çıkarak Ekim 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Türkiye'nin risk primi, 14 Mayıs seçimlerinin ardından yükselmeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turu yaklaşırken kur ve risk primi tarafındaki hareketli seyir yeni eşiklerin aşılmasına neden oluyor. Dünya'nın aktardığına göre, hafta başında bankalararası piyasada dolar/TL ilk kez 20 seviyesinin üzerini görürken, 


Türkiye'nin risk primi de bir eşiğin daha üzerine çıktı. 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) 700 baz puanı aşarak Ekim 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Seçimlerin ilk turu öncesinde 12 Mayıs'ta Türkiye'nin risk primi 505 baz puan seviyesinde kapanmıştı. Seçimlerin ilk turunun tamamlanmasının ardından risk priminde yükseliş ivmesi izlenmişti. 14 Mayıs seçimlerinden önceki son hafta 9 milyar dolar gerileyerek keskin düşüş kaydeden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) toplam döviz rezervlerinin geçen 


hafta 3,5 milyar dolar daha azalarak 101,5 milyar dolara gerilediği hesaplanıyor. Reuters'ta yer alan habere göre, beş bankacının Merkez Bankası'nın verilerinden yaptıkları hesaplamalara göre net döviz rezervleri ise geçen hafta itibarıyla büyük ihtimalle veri kaydının başladığı 2002 yılı başından bu yana ilk defa negatife döndü. Bankacıların hesaplamaları 3,3 ila 3,7 milyar dolar bandında azalışa işaret etti. Beş bankacının hesaplamaları net rezervlerde de 2,1 ila 2,7 milyar dolar düşüş olduğuna işaret etti.

Share:

22 Mayıs 2023 Pazartesi

Sinan Oğan, Saray iktidarından yana tutum aldı

 

Sinan Oğan

Seçim öncesi sık sık Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın “Cehennemin kapılarını kapatacağız” sözünü tekrarlayan ve iktidara birçok alanda eleştiriler yönelten Sinan Oğan, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladı. Oğan, konuşmasında daha önce iktidara eleştiriler yönelttiği HÜDAPAR konusundan hiç bahsetmedi. Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ilk turunda seçmenin yüzde 5,2'sinin oyunu alan Sinan Oğan, seçimlerin ikinci turunda, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini açıkladı. 


Kararını düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyuna duyuran Oğan, konuşmasında iktidarın sık sık kullandığı 'istikrar' söylemine sarıldı. Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Oğan, 4 temel konuya dikkat çekti, bu konuların acilen çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Oğan, söz konusu sorunları "sığınmacılar, deprem, ekonomi ve terör" olarak sıraladı. Dikkat çektiği sorunların çözümü için mevcut iktidarın devamına vurgu yapan Oğan, seçimlerin ikinci turunda sık sık eleştiriler yönelttiği Cumhur İttifakı'nın adayı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini açıkladı. 


Cumhur İttifakı'nı sık sık HÜDAPAR’a verilen vekil desteği nedeniyle eleştiren Oğan,  konuşmasında HÜDAPAR'a hiç değinmedi. Oğan, daha önce "Türk bayrağındaki Türk ismini çıkarmayı teklif eden HÜDAPAR ile Türk milliyetçileri nasıl yan yana gelebilir?" demişti "Türk milletinin aziz evlatları. Hepimizin bildiği üzere 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalmıştır. 


ATA ittifakının adayı olarak 5.2 oranında oy alarak seçimlerin 2’nci tur üzerinde etkili bir noktaya ulaştık. Türk milletinin her bir ferdine göstermiş oldukları yüksek katılım ve bize olan teveccühleri için teşekkür ederim. Yaklaşık 10 senedir bizimle yol yürüyen en zor zamanlarımızda dahi yalnız bırakmayan yol arkadaşlarıma, Türkiye’nin her bir köşesinde ilmek ilmek çalışan Sinan Oğan gönüllülerine teşekkürleri borç biliyorum.

Share:

21 Mayıs 2023 Pazar

Erdoğan ismi ateşe benzin oldu

 

benzin

İktidarın uyguladığı ekonomi politikaları patladı. TCMB’nin ‘dost’ ülkelerden gelen para ile dolu net rezervleri son 21 yılın en düşük seviyesine gerileyerek 2 milyar dolar seviyesine indi. Döviz talebini engellemek için atılan tüm adımlar ekonomiyi derinden sarstı. Ekonomistler Erdoğan iktidarının devam etmesi durumunda durgunluk ve işsizlik yaşanacağını söyledi. Referanduma dönüşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık bir hafta kaldı. Ancak seçimlerin ilk turda sonuçlanmasını bekleyen piyasalarda işler karıştı. 


Merkez Bankası’nın pazartesi gününden bu yana aldığı kararlar bankacılık sistemini kilitledi. Döviz kurunu durdurmak için rezervlere sarılan TCMB’nin atacak kurşunu kalmadı. Swap anlaşmalarının da yer aldığı net rezervler son 21 yılın en düşük seviyesine indi. CDS ikinci turla yükselişe geçti. İktidarın gidecek yolu kalmadı, ekonomistlere göre ekonomik durgunluk ve işsizlik kapıda. İktidar, uzun süredir tüm ekonomiyi döviz kurundaki artışa bağladı. 


Kurlar artmasın diye atılan adımlar işlerin daha da kötüye gitmesine neden oldu. Bugüne kadar rezervler, arka kapıdan döviz satışları ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) aracılığıyla döviz kurları tutulmaya çalışıldı. KKM’nin faizinin yüzde 50’ye dayanması ise baskı ile yönlendirmeye neden oluyor. Son haftalarda rekor girişler yaşandı. 


Yılın başında toplam 73,2 milyar dolar olan KKM hacmi 12 Mayıs kapanışı itibarıyla 119,9 milyar dolara ulaştı. TCMB’nin en büyük silahı rezervlerdi. Ancak ilk gözden çıkarılan ve kuru tutmak için harcanan rezervler dip seviyeyi gördü. Brüt rezervlerde seçim öncesi haftada salgın döneminden bu yana en sert düşüş izlenirken net rezervler de 21 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Share:

20 Mayıs 2023 Cumartesi

Merkez Bankası, kararın bankacılık sistemini kilitlemesi üzerine geri adım attı

Bankalar

 Döviz ve altın talebinin önüne geçmek için atılan adımlarla baskı altına alınan bankalar nakit avans çekimini durdurdu. Merkez Bankası, kararın bankacılık sistemini kilitlemesi üzerine geri adım attı, ancak avansa sınır getirdi. 
Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın beklenenin üzerinde bir oy performansı göstermesi ve seçimin ikinci tura kalmasının ardından, mevcut ekonomi politikalarının devam edeceği endişesi finansal piyasalarda sancılı bir bekleşiye neden oldu. Seçimin ikinci tura kalması ve belirsizliğin artmasıyla birlikte Türkiye'nin 5 yıllık risk primi (CDS) 7 ayın zirvesine çıkarak 700 puana dayandı. 


TL, dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve 19,78’i gördü. Bankaların ABD doları alış ve satış fiyatları arasındaki fark da 2 TL’nin üzerine çıktı. Merkez Bankası (MB) TL'deki değer kaybının önüne geçmek ve dövize talebi frenlemek için haftanın ilk üç gününde yeni adımlar attı. Tüketiciler uzun süredir ucuz borçlanma kanalı olarak görülen nakit avansa yönelmişti. Bankalar mevduata yıllık yüzde 40’a yakın faiz verirken kredi kartından nakit avansı aylık yüzde 1,36 faizle veriliyordu. Artan nakit avans kullanımının ardından MB, kredi kartı belirli bir limitin üzerinde olanlar için kredi kartı vasıtasıyla yapılan nakit çekim ve kuyum harcamalarının kredi türüne yüzde 30 oranında menkul kıymet tesisine tabi olmasını kararlaştırmıştı. 


Bankalar kredi faizlerini kendileri belirlerken kredi kartına uygulanan faiz oranı ise Merkez Bankası tarafından belirleniyor. Bu da son dönemde bankaların nakit avanstan kâr edememeye başlamasına yol açtı. Uzun süredir 14 Mayıs seçimlerini bekleyen bankacılık sektörü, bu kararın ardından kredileri durdurma kararı aldı. Bu da bankacılık sisteminin kilitlenmesine neden oldu. 


Bankaların bu hamlesinin ardından Merkez Bankası’ndan geri adım geldi. BloombergHT’nin haberine göre kredili mevduat hesabı kredilerine menkul kıymet tesisinde 15 bin TL'nin üzeri dikkate alınacak ve menkul kıymet düzenlemesinde 15 bin liraya kadar kredi kartı nakit avans ve kuyum harcamalarına istisna getirildi. Konut, taşıt, tica­ri ve ihtiyaç kredilerinde de işler karıştı. Bankacılık kay­naklarının verdiği bil­giye göre, seçim öncesinde, MB’nın sözlü talimatı sonrasında kamu bankalarının 250 bin lira ile konut kredileri­ni sınırlaması sonrasında çoğu özel bankanın kredileri karşıla­ma noktasında 29 Mayıs’a kadar adeta frene bastığı öğrenildi. 
Share:

19 Mayıs 2023 Cuma

Adıyaman’da ağır hasarlı bina kendiliğinden çöktü

 

Adıyaman

Adıyaman’da depremde ağır hasar alan 3 katlı bina, kendiliğinden çöktü. Binanın çevresinde kimsenin olmadığı tespit edildi. Bölgeye giden ekipler, her ihtimale karşı arama kurtarma çalışması yaptı. Adıyaman’da depremde ağır hasar alan 3 katlı bina, yoğun yağış sonrası kendiliğinden çöktü. Olay, saat 22.00 sıralarında Adıyaman merkez Kayalık Mahallesi'nde yaşandı. Kahramanmaraş merkezli depremde hasar alan 3 katlı bina yağışın da etkisiyle yerle bir oldu. Olay sonrası bölgeye çok sayıda arama kurtarma, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 


Jandarma arama kurtarma ekipleri ile AFAD ekipleri çöken binanın enkazına girdi. Enkaz altında canlı olma ihtimaline karşı yapılan aramalarda ölen ya da yaralanan kimseye rastlanılmazken olay öncesi bina önüne park edilen bir araç ise enkaz altında kalarak kullanılmaz hale geldi. Enkaz altında kalan aracın çıkarılması sonrası çalışmalarını tamamlayan ekipler olay yerinden ayrıldı. Birçok bölgede arama ve kurtarma çalışmaların yürütüldüğü selin ardından bölgedeki son duruma ilişkin bilgi veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sel nedeniyle Adıyaman'da 2, Şanlıurfa'da 16 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Şanlıurfa'da şebekeye ilk gelen suyun, 


sadece kullanma suyu olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, "Biz, içme suyu takviyelerini yapacağız" dedi. Soylu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: Birçok bölgede arama ve kurtarma çalışmaların yürütüldüğü selin ardından bölgedeki son duruma ilişkin bilgi veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sel nedeniyle Adıyaman'da 2, Şanlıurfa'da 16 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Şanlıurfa'da şebekeye ilk gelen suyun, sadece kullanma suyu olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, "Biz, içme suyu takviyelerini yapacağız" dedi.

Share:

18 Mayıs 2023 Perşembe

Asgari ücret zammı seçimden önce açıklanabilir

Asgari ücret

Asgari ücret, Türkiye'deki en düşük ücret seviyesini belirleyen bir kavramdır. Çalışanların minimum yaşam standardını sağlamak için devlet tarafından belirlenmiştir. Bu ücret, Türkiye İstatistik Kurumu'nun belirlediği yaşam maliyeti endeksine göre her yıl yeniden belirlenmektedir. 2021 yılında asgari ücret, brüt 3.577 TL, net 2.825 TL olarak belirlenmiştir. Bu ücret, Türkiye'deki birçok çalışan için geçimlerini sağlamakta yetersiz hale gelmektedir. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için, asgari ücretin yetersizliği daha da açık bir şekilde görülmektedir. Asgari ücretin yetersizliği, çalışanların maddi zorluklar yaşamasına neden olurken, aynı zamanda ülke ekonomisine de olumsuz etkiler yaratmaktadır. 


Düşük ücretler, çalışanların motivasyonunu azaltırken, işletmelerin de kaliteli işgücü bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum, üretkenliği ve rekabet gücünü düşürerek, ekonomik büyüme potansiyelini de sınırlamaktadır. Asgari ücretin artırılması, çalışanların yaşam standartlarını yükseltirken, aynı zamanda ekonomik büyümeyi de destekleyecektir. Daha yüksek ücretler, çalışanların motivasyonunu artırırken, daha kaliteli işgücü de çekilmesine yardımcı olur. Bu da, işletmelerin daha yüksek üretkenlik ve rekabet gücü sağlamasına olanak tanır. Asgari ücretin artırılması, ancak dengeli bir şekilde yapılmalıdır. İşletmelerin de maliyetlerini karşılayabilecekleri bir seviyede olmalıdır. 


Bu nedenle, asgari ücretin artırılması, aynı zamanda vergi reformları ve işletmelerin maliyetlerinin düşürülmesi gibi diğer ekonomik politikalarla birlikte ele alınmalıdır. Sonuç olarak, asgari ücret Türkiye'deki çalışanların yaşam standartlarını belirlerken, aynı zamanda ülke ekonomisine de etki eden önemli bir kavramdır. Düşük ücretler, çalışanların maddi zorluklar yaşamasına neden olurken, yüksek ücretler ise işletmelerin maliyetlerini artırabilir. Bu nedenle, asgari ücretin artırılması, dengeli bir şekilde yapılmalı ve diğer ekonomik politikalarla birlikte ele alınmalıdır.

Share:

17 Mayıs 2023 Çarşamba

Yılın ilk çeyreğinde işsizlik oranı tek haneye geriledi

işsizlik

İşsizlik oranındaki artış, ekonomik, teknolojik ve küreselleşme faktörlerinin birleşimi nedeniyle son yıllarda dünya genelinde büyük bir sorun haline gelmiştir. İnsanların işlerini kaybetmeleri, kişisel, toplumsal ve ekonomik etkilere neden olur. Bu makalede, işsizliğin nedenlerini, etkilerini ve çözümlerini ele alacağız. İşsizlik oranındaki artış, işsiz olan insanların sayısının artması anlamına gelir. Genellikle, işsizlik oranı, bir ülkedeki işsiz insan sayısının, işgücüne dahil olan insanların yüzdesi olarak ifade edilir.İşsizliğin nedenleri oldukça çeşitlidir ve genellikle ekonomik, teknolojik ve küreselleşme faktörleriyle ilişkilendirilir. 


Ekonomik faktörler arasında, düşük ekonomik büyüme, düşük talep, yüksek enflasyon, yüksek faiz oranları, işletme maliyetlerinde artış ve düşük yatırım seviyeleri yer alır. Teknolojik faktörler arasında, otomasyon, robotik ve yapay zeka gibi teknolojik ilerlemeler yer alır. Bu faktörler, birçok sektörde işgücü talebini azaltabilir ve işsizliği artırabilir. Küreselleşme faktörleri arasında, düşük üretim maliyetleri için üretimin yurtdışına taşınması, dış rekabet ve ithalatın artması yer alır. Bu faktörler, birçok yerli işletmenin iflas etmesine ve işsizliğin artmasına neden olabilir. 


İşsizlik, birçok kişi ve toplum üzerinde olumsuz etkilere sahiptir. Kişisel etkiler arasında, madde bağımlılığı, psikolojik sorunlar ve sosyal dışlanma yer alır. İşsiz kalan insanlar, maddi sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalabilir ve kendilerini yalnız hissedebilirler. Toplumsal etkiler arasında, yoksulluk, suç oranlarının artması ve toplumsal huzursuzluk yer alır. İşsizlik oranındaki artış, toplumun genel refahını olumsuz yönde etkileyebilir. Ekonomik etkiler arasında, düşük tüketim, düşük büyüme ve düşük vergi gelirleri yer alır. İşsizlik oranındaki artış, ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir ve hükümetlerin gelirlerini azaltabilir. İşsizliğin çözümü, hükümetler, işverenler ve bireyler tarafından alınan bir dizi önlemle mümkündür. 


Hükümetler, işsizliği azaltmak için bir dizi politika uygulayabilirler. Bu politikalar arasında, işgücü eğitimi, işsizlik sigortası, vergi indirimleri ve kamu yatırımları yer alır. İşverenler, işsizliği azaltmak için birtakım adımlar atabilirler. Bu adımlar arasında, işletme maliyetlerinde düşüş sağlamak, işgücü talebini artırmak ve işletmeler arasında işbirliği yapmak yer alır. Bireyler, işsizliği azaltmak için eğitim ve yeniden eğitim almaya teşvik edilebilirler. Bu, işgücü talebi olan sektörlere uygun beceriler kazanmalarına yardımcı olabilir.İşsizlik oranındaki artış, insanlar üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Ancak, hükümetler, işverenler ve bireyler tarafından alınan önlemlerle, işsizliği azaltmak mümkündür.

Share:

16 Mayıs 2023 Salı

28 Mayıs Pazar günü ikinci tur seçimin yapılmasına karar verildiğini açıkladı.

ikinci tur

 

Türkiye, ilk turda net bir kazanan çıkmamasının ardından ikinci tur seçimlere gidiyor. Bu seçimlerde seçmen ilk iki aday olan Recep Tayyip Erdoğan ve Ekrem İmamoğlu arasından seçim yapacak. Bu seçimlerin sonucunun Türkiye'nin geleceği üzerinde büyük etkileri olacak ve birçoğu daha demokratik ve kapsayıcı bir hükümet umut ediyor. Vatandaşların oy kullanma haklarını kullanmaları ve ülkelerinin geleceğini şekillendirmeye katılmaları önemlidir. Türkiye'de ikinci tur seçimler ülkenin siyasi geleceğini belirleyecek önemli bir olay. İki ana aday cumhurbaşkanlığı için yarışıyor ve seçmenler ülkelerini kimin yöneteceğine karar vermek için oy kullanacaklar. 


Ekonomik istikrarsızlık ve siyasi kutuplaşma da dahil olmak üzere çeşitli zorluklarla karşı karşıya olan Türkiye için bu seçim kritik bir an olarak görülüyor. Bu seçimin sonucu, önümüzdeki yıllarda ülkenin gidişatı üzerinde önemli bir etkiye sahip olacaktır. Cumhurbaşkanı Seçimi'nde, ilk turda seçmenden yeterli desteği alamayan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçmenden ikinci tur için destek istedi. 27 Mayıs darbesini anımsatan Erdoğan, "Bizlere sahip çıkmış, gerektiğinde bu uğurda tanklara meydan okumuş milletimize şükran borcumuzu ancak daha fazla çalışarak, daha fazla koşturarak ödeyebiliriz" dedi. 


AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ilk turda sonuç çıkmayan Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ikinci turuna ilişkin bir paylaşımda bulundu. Seçimlerin ikinci turunun, Cumhuriyet'in ilk askeri darbesi olan 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümünden hemen sonra gerçekleşeceğine işaret eden Erdoğan, "Şimdiye kadar bizlere sahip çıkmış, gerektiğinde bu uğurda tanklara meydan okumuş milletimize şükran borcumuzu ancak daha fazla çalışarak, daha fazla koşturarak ödeyebiliriz" dedi.

Share:

15 Mayıs 2023 Pazartesi

Cumhurbaşkanı seçimi ikinci tura kaldı

 

Cumhurbaşkanı seçimi

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, cumhurbaşkanı seçiminde, hiçbir adayın seçilme yeterliliğini kazanamadığını ve 28 Mayıs Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verildiğini bildirdi. Yener, kesin olmayan geçici sonuçlara göre; Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzde 49,51, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzde 44,88 ve Sinan Oğan'ın yüzde 5,17 oy aldığını açıkladı. Kesin sonuçlar 19 Mayıs'ta ilan edilecek. 


Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, cumhurbaşkanı seçiminde, hiçbir adayın seçilme yeterliliğini kazanamadığını ve 28 Mayıs Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verildiğini bildirdi. Yener, kesin olmayan geçici sonuçlara göre; Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzde 49,51, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzde 44,88 ve Sinan Oğan'ın yüzde 5,17 oy aldığını açıkladı. 


Kesin sonuçlar 19 Mayıs'ta ilan edilecek. Ahmet Yener, seçimin kesin olmayan sonuçlarına ilişkin şu bilgileri verdi:"Şu anda kesin olmayan geçici sonuçlara göre, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzde 49,51, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun yüzde 44,88, Sayın Sinan Oğan'ın yüzde 5,17 ve Sayın Muharrem İnce'nin yüzde 0,44 oy aldığı görülmüştür. Saat 15.15 itibarıyla sisteme girilmesi devam eden 35 bin 874 oyun tamamının ilk iki sırada yer alan adaylarımızdan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a verilmiş olduğunu kabul etmemiz halinde, 


Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın oy oranının yüzde 49,54 olduğu görülmüş, aynı şekilde 35 bin 874 oyun tamamının Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na verildiğini kabul etmemiz halinde de yüzde 44,92 oranında oy aldığı görülmüş. Böylece 6271 sayılı Yasa'nın 4. maddesinde öngörülen seçilme yeterliliğini hiçbir adayın kazanamadığı görülmüş ve daha önceden ilan edilen seçim takvimine göre, 28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına kurulumuzca karar verilmiştir."

Share:

14 Mayıs 2023 Pazar

Sandıkların kapanmasının ardından liderlerden ilk mesajlar

 

seçim

Türkiye, cumhuriyetin 100. yılında, 13. Cumhurbaşkanı'nı ve TBMM 28. Dönem milletvekillerini belirlemek için bugün (14 Mayıs 2023 Pazar) sandık başına gitti. Saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi saat 17.00 itibarıyla sona erdi. Oy verme sürecinin tamamlanmasının ardından liderlerden seçimlere dair ilk mesajlar gelmeye başladı. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Değerli dava ve yol arkadaşlarım... Oy verme işlemi ülkemiz genelinde, hamdolsun, demokrasimize yakışır bir şekilde tamamlandı. Şimdi, her zaman olduğu gibi sandıklara sıkı sıkıya sahip çıkma vakti. 


Sonuçlar kesinleşinceye kadar milletimizin iradesini korumaya devam!.." dedi. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Demokrasi kahramanlarımıza seslenmek istiyorum. İmzalı son sandık tutanağı teslim edilene kadar, ne olursa olsun asla sandıkların başından ayrılmayın. Millet iradesinin tam ve doğru biçimde tecelli etmesi sizin kararlılığınıza bağlı. Göreceksiniz, yorgunluğunuza değecek" ifadelerini kullandı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, "Demokratik dönüşüm ve kalıcı barış için çıktığımız bu yolda son bir işimiz kaldı. 


Bu saat itibariyle sandıkları ve oyları koruyor, ıslak imzalı tutanaklara ve oy torbalarına sahip çıkıyoruz. Mutlaka kazanacağız! Birlikte değiştireceğiz!" dedi. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, "Sevgili arkadaşlar, genç, kadın, emekçi demeden binler olarak büyük emekle çalıştığımız seçimi zafere dönüştürmek için tek bir oyumuzun bile heba olmamasını sağlamalıyız. Oylarımıza sahip çıkmak için kullandığımız oyu koruyalım, oy torbalarına sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, "Demokratik olgunlukla sandığa giderek oylarını kullanan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. 


Olaysız bir şekilde sandıklar kapandı, sayımın da aynı şekilde olaysız tamamlanmasını diliyorum. Tüm seçmenlerimizi yine demokratik haklarını kullanarak, oy kullandıkları sandıkta sayım işlemini takip ederek verdikleri oya sahip çıkmaya davet ediyorum" açıklamasını yaptı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, "Sevgili dostlarım, Emin olun, biz kazandık. Şimdi kazandığımızı korumak için ayaktayız. Sonuçlar kesinleşene ve zafer kutlamaları başlayana kadar tek bir oyu bile sahipsiz bırakmıyor, irademize ve sandıklara sahip çıkıyoruz" dedi. 

Share:

13 Mayıs 2023 Cumartesi

Piyasalar sandık sonrasını bekliyor

 

sandık

Seçimin ilk turda sonuçlanma ihtimali piyasaları hareketlendirdi. Cibre’ye göre Borsa düşebilir. Seçim öncesi yaşanan gelişmeler piyasaları da etkiledi. Önceki gün Borsa İstanbul'da Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin adaylıktan çekilmesi ile başlayan hareketlilik seçim öncesi son işlem gününde de devam etti. Uzmanlar seçimlerin ilk turda sonuçlanma ihtimalinin artmasının piyasa tarafından satın alındığı değerlendirmesi yapıyor. BIST 100 endeksi önceki günü yüzde 7,87 oranında yükselişle tamamlarken bankacılık endeksi de yüzde 9,85 oranında değer kazandı. Bankalararası piyasa ile serbest piyasa ve bankaların sattığı döviz kurlarındaki fiyatlamada da ayrışma yeniden büyüyor. 


Dolar/TL’de makas farkı 1,55 TL'ye kadar çıktı. Öte yandan Türkiye'nin kredi ödeyebilme durumunu gösteren ve risk primi olarak adlandırılan beş yıllık kredi temerrüt takası (CDS), 5 ay sonra ilk kez önceki gün 500 puanın altına geriledi. Son 3-4 güne kadar seçimlerin ikinci tura kalacağı düşüncesi ağır basması borsaya kan kaybettirmişti. Bunu Ziraat Bankası’nın Türkiye Varlık Fonu destekli alımları da engelleyemedi. Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre de 15 Mayıs Pazartesi sabahını öngörmenin zor olduğunu düşünüyor. 


Ancak dolar/TL’de bir gevşeme beklemediğini belirten Cibre, “Seçim sonuçlarının doğuracağı sonuçları bilmiyoruz. Ancak ikinci tura kaldığı ortamda Borsa’da ciddi düşüş bekliyorum. Birinci turda bitmiş, muhalefetin kazandığı, yumuşak bir geçişin yaşandığı ortamda ilk etapta yukarı hareketle daha sonra da doların hareketine bağlı olarak yine hareketliliğin devamını bekleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Share:

12 Mayıs 2023 Cuma

Çekilme kararını neden aldığını açıkladı

 

Muharrem İnce

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, cumhurbaşkanı adaylığından çekilmesine ilişkin açıklama yaptı. Seçimde ikinci tura kalamayacağının belli olduğunu belirten İnce, "Ancak bu rezil kampanyanın, bu memleketin son kalesi Memleket Partisi’ni baraj altında bırakmaya doğru gittiği için bu kararı aldım" dedi. Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, cumhurbaşkanı adaylığından neden çekildiğini açıkladı. Sosyal medya hesabından mektup yayımlayan İnce, "Bilmenizi isterim ki; adaylıktan çekilmem bu rezil kampanyada ortaya saçılan iftiralar değildir. 


Bazı şeref yoksunlarının öne sürdüğü gibi başka sahte kasetler olduğu içinde değildir. Ben bunlara boyun eğmem" dedi. "Ama bunlar seçmeni etkilemiştir" diyen İnce, "Bu iftiraları atanlar maalesef amaçlarına ulaşmışlar ve seçmeni manipüle etmiş ve oylarımızı aşağı çekmişlerdir" ifadelerini kullandı. "Seçimde ikinci tura kalamayacağım belli olmuştur" ifadesini kullanan İnce, "Ancak bu rezil kampanyanın, bu memleketin son kalesi Memleket Partisi’ni baraj altında bırakmaya doğru gittiği için bu kararı aldım" dedi. "Bu mektubum; sokaklarda sabahlayan, elinde taşıdığı hoparlörle sesimizi duyuran, 


caddelerde şarkılarımızı söyleyen, sosyal medyada mücadele eden, bana inanan, güvenen yürekli evlatlarımadır. Sevgili gençler, güzel evlatlarım; Sizin gözünüzden akan bir damla gözyaşına bile hiçbir makamı mevkiyi değişmem. Dünyada en son isteyeceğim şey sizi üzmektir. Ortaya hangi karanlık odaklar tarafından yayıldığı belli olmayan, tamamen gerçek dışı, uydurma görüntü ve sahte belgelerle haysiyet cellatları 45 gündür üzerime saldırdı. Yalan üzerine yalan, iftira üzerine iftira attılar. Bunların hiçbirisi doğru değil, bunu en iyi ben biliyorum.

Share:

11 Mayıs 2023 Perşembe

Altın fiyatlarında yaşanan artış ve seçim sonrası belirsizlik

 

Altın fiyatları

Altın, ekonomik belirsizlik dönemlerinde yatırımcılar için her zaman güvenli bir sığınak olarak görülmüştür. Son yıllarda altın fiyatı yükselişe geçti ve 2020'de rekor seviyelere ulaştı. Altın fiyatlarındaki bu artış, küresel ekonomik istikrarsızlık, jeopolitik gerilimler ve COVID-19 salgını gibi bir dizi faktöre bağlanıyor. Peki, bu ekonomi için ne anlama geliyor? Hadi daha yakından bakalım. Yatırımcıların ekonomik belirsizlik dönemlerinde altına yönelmesinin ana nedenlerinden biri, enflasyona karşı bir önlem olarak görülmesidir. Kağıt paranın değeri düştükçe altının değeri artma eğilimindedir. 


Bunun nedeni, altının sınırlı bir kaynak olması ve kıtlığının onu daha değerli kılmasıdır. Dolayısıyla altın fiyatlarındaki yükseliş enflasyonun yükselişte olduğunun bir göstergesi olabilir. Yüksek enflasyon daha yüksek faiz oranlarına yol açabileceğinden ve bu da ekonomik büyümede yavaşlamaya yol açabileceğinden, bunun ekonomi üzerinde önemli bir etkisi olabilir. Dikkate alınması gereken bir diğer faktör, yükselen altın fiyatlarının borsa üzerindeki etkisidir. Altın fiyatı yükseldiğinde, yatırımcılar odaklarını hisse senetlerinden altına çevirebilirler. 


Bu, hisse senetlerine olan talebin azalmasına neden olabilir ve bu da hisse senedi fiyatlarının düşmesine neden olabilir. Öte yandan, bazı yatırımcılar altın fiyatlarındaki artışı ekonomik belirsizliğin bir işareti olarak görebilir ve güvenli liman olarak görülen kamu hizmetleri veya temel tüketim malları gibi hisse senetlerine yatırım yapmayı tercih edebilir. Son olarak, artan altın fiyatlarının madencilik sektörü üzerindeki etkisini dikkate almak önemlidir. Altın fiyatları yükseldiğinde maden şirketlerinin yer altından altın çıkarması daha karlı hale geliyor. Bu, maden topluluklarında istihdam yaratabilen ve ekonomik büyümeyi teşvik edebilen madencilik faaliyetlerinde artışa yol açabilir. 


Ancak, madenciliğin olumsuz çevresel ve sosyal etkileri de olabileceğini unutmamak gerekir ve madencilik şirketlerinin sorumlu ve sürdürülebilir bir şekilde faaliyet göstermesi önemlidir.Sonuç olarak, altın fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon ve borsa üzerindeki etkisinden madencilik sektörüne etkisine kadar ekonomi üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Yatırımcılar, ekonomik belirsizlik zamanlarında güvenli liman olarak altına yönelmeye devam ederken, politika yapıcılar ve işletmelerin bu eğilimin olası sonuçlarını dikkate almaları önemlidir.

Share:

10 Mayıs 2023 Çarşamba

İşsiz sayısı arttı, işsizlik oranı aynı kaldı

 

İşsiz sayısı

TÜİK verilerine göre, işsiz sayısı 2023 yılı mart ayında bir önceki aya göre 4 bin kişi artarak 3 milyon 508 bin kişi oldu, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 21,8 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mart ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre işsizlik oranı martta, şubat ayına göre değişim göstermeyerek yüzde 10 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü ( geniş tanımlı işsizlik) 


oranı ise 2023 yılı mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puanlık azalış ile yüzde 21,8 oldu. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2023 yılı mart ayında bir önceki aya göre 4 bin kişi artarak 3 milyon 508 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 10,0 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,1 iken kadınlarda yüzde 13,8 olarak tahmin edildi. İstihdam 


edilenlerin sayısı 2023 yılı mart ayında bir önceki aya göre 37 bin kişi artarak 31 milyon 462 bin kişi, istihdam oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 48,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 30,7 olarak gerçekleşti. İşgücü 2023 yılı mart ayında bir önceki aya göre 41 bin kişi artarak 34 milyon 970 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 53,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,9 iken kadınlarda yüzde 35,7 oldu.

Share:

9 Mayıs 2023 Salı

Kamu işçisinin zam oranı belli oldu

 

Kamu işçisi

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 700 bin kamu işçisini ilgilendiren zam oranını yüzde 45 olarak açıkladı. Böylece en düşük kamu işçisi maaşı refah payı dahil 15 bin TL'ye yükseldi. Seçim öncesi asgari ücret mesajını da yineleyen Erdoğan, temmuz ayını işaret ederek "Asgari ücret artışından memur ve emekli maaş zammına yılbaşında gerçekleştirdiğimiz çalışmaların devamını getireceğiz" ifadesini kullandı. Ülkedeki 700 binden fazla kamu işçisinin mali ve sosyal haklarının belirleneceği Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. 


Toplantıda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan da yer aldı. Erdoğan'ın açıklamasına göre, refah payı dahil ücretlerde refah payı dahil olmak üzere yüzde 45 oranında zam yapıldı. Böylece en düşük kamu işçisinin ücreti 15 bin lira oldu. "Gazi, terör mağduru ve şehit yakını" olan işçilerin net ücretlerine yüzde 10, fazla çalışma ücretlerinde ise yüzde 70'lik artışa gidildi. Gece çalışanların ücretlerinin ise yüzde 8 zamlı ödenmesine karar verildi. 


Erdoğan, açıklamasında özetle şunları söyledi: "Refah payı dahil ücretlerde yüzde 45 zam yapıyoruz. Böylece en düşük kamu işçisi ücretini de 15 bin liraya çıkarıyoruz. Başkaca iş primi ödemesi bulunmayan işçilerimize yüzde 4 ile yüzde 6 arasında prim ödemesi uygulamasını da bu sözleşmeyle getiriyoruz. 


Ayrıca gazi, terör mağduru ve şehit yakını işçilerimizin çıplak ücretlerine yüzde 10'luk ilave yapıyoruz. Fazla çalışma ücretlerinde ise yüzde 70'lik artışa gidiyoruz. Gece çalışanların ücretlerinin de yüzde 8 zamlı ödenmesini öngörüyoruz. Giyim ve yemek yardımlarının rakamlarını güncelleyerek ücret zammı oranında artırıyoruz. Ek ödeme, sosyal yardım ödemesi, hizmet zammı, tediye dışı ikramiye gün sayısı gibi başlıklarda da artışlar yapıyoruz."

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin