30 Haziran 2022 Perşembe

İbrahim Maalouf'tan İstanbul'da konser

 

İbrahim Maalouf

Trompetin önde gelen isimleri arasında yer alan müzisyen İbrahim Maalouf, 16. albümü “Capacity to Love” turnesi kapsamında İstanbul’da hayranlarıyla buluştu. Maalouf'un performansına Volkswagen Arena’yı dolduran 5 bin kişi tanıklık etti.Trompet virtüözü İbrahim Maalouf, 16. albümü “Capacity to Love” turnesi kapsamında dün akşam Volkswagen Arena’da sevenleriyle buluştu.


Sahnede kendisine Flavia Coelho’nun da eşlik ettiği Maalouf; El Mundo, Beirut, True Sorry gibi sevilen parçalarının yanı sıra yeni albümünden parçaları da ilk kez sahnede dinleyicilerinin beğenisine sundu.Pozitif ve Pasión Turca iş birliğiyle geçekleştirilen performansa Volkswagen Arena’yı dolduran 5 bin kişi tanıklık etti.Müzik kariyerine klasik müzik eğitimiyle başlayan ve henüz 20 yaşındayken birçok uluslararası klasik müzik


yarışmasında birincilik kazanan İbrahim Maalouf, 2000’lerin başında pop, caz ve dünya müzik sahnelerinin önemli isimleri arasına adını yazdırmayı başardı.Yayımladığı birçok tekli ve albümle müzik listelerinde başı çeken Maalouf; Sting, Salif Keita, Amadou & Mariam, Lhasa de Sela gibi pek çok isimle de aynı sahneyi paylaştı.

Share:

29 Haziran 2022 Çarşamba

İzmir'de açık hava sinema günleri başlıyor

 

İzmir

İzmir Büyükşehir Belediyesi “Yeniden Sinematek” yaz dönemi gösterimlerine üç ayrı merkezde başlıyor. Etkinlik kapsamında dünya sinemasının en başarılı yapımları İzmirlilerle ücretsiz buluşacak.İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Yeniden Sinematek” gösterimleri, yaz döneminde üç farklı mekanda izleyicilerle buluşacak. Temmuz ve Ağustos döneminde filmler, Havagazı Fabrikası Gençlik Yerleşkesi’ndeki çim alanda, 


Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin bahçesinde (AASSM) ve Bıçakçı Han açık alanda gösterilecek. Ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşacak tüm filmler 21.00’de başlayacak, ilk gösterim ise 7 Temmuz’da.Iciar Bollain’in yönetmenliğini yaptığı 2018 İspanya, Küba, İngiltere, Almanya yapımı “Yuli” filmi ünlü Kübalı dansçı Carlos Acosta’nın hayat hikayesini konu ediyor. Dram, biyografi ve müzik türündeki filmin senaryosunu Paul Laverty ve Carlos Acosta paylaşıyor. 


Sokaklarda zaman geçirmekten keyif alan küçük bir çocukken babasının yeteneğini keşfetmesiyle Yuli’nin hayatı tamamen değişir. Başlarda okula zorla giden Yuli, zamanla içindeki sese kulak vermeye başlar. Onun bu yeteneği, tüm tabuların yıkılmasını sağlar ve Yuli, Londra Kraliyet Balesi gibi saygın kurumlarda sahneye çıkan ilk siyah balet olmayı başar. 

Share:

28 Haziran 2022 Salı

Metin Doğan: 'Ali Koç ve Aziz Yıldırım birleşmeli'

 

Ali Koç ve Aziz Yıldırım

Fenerbahçe Gönüllüleri Derneği Başkanı Metin Doğan, Fenerbahçe gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Doğan, "Aziz Yıldırım ve Ali Koç Fenerbahçe'nin iki büyük değeridir. F.Bahçe camiasını bu iki büyük değerimiz üzerinden bölmeye çalışanlara başkanlarımızın da izin vermeyeceği konusunda kuşkum yok" dedi. Fenerbahçe Gönüllüleri Derneği Başkanı Metin Doğan


yeni sezon öncesi camiaya çağrıda bulundu."Fenerbahçe için başarı kriteri şampiyonluktur, ancak şer odaklarının illegal oyunlarıyla hak ettiğimiz şampiyonluklarımız çalındı. Tabii ki bu süreçte yönetimlerin de yanlışları oldu. Özellikle son yıllarda camiamızın bölünmüş görüntüsü de bu şer odaklarının işini kolaylaştırdı. Aziz Yıldırım ve Ali Koç Fenerbahçe'nin iki büyük değeridir. F.Bahçe camiasını bu iki büyük değerimiz 


üzerinden bölmeye çalışanlara başkanlarımızın da izin vermeyeceği konusunda kuşkum yok.Ali Koç'un özellikle son yüksek divan kurulu toplantısında gösterdiği tavrı takdirle karşılıyoruz, başkanın 3 Temmuz'u referans göstererek yaptığı çağrıya da yürekten katılıyorum. Bu büyük camia tek yürek olunca ve kenetlenince korkusuzca gösterdiği dayanışma karşısında 3 Temmuz'da malum terör örgütünün nasıl diz çöktüğünü herkesin tekrar hatırlamalarını tavsiye ediyorum.

Share:

27 Haziran 2022 Pazartesi

Onur ödülleri hak savunucusu kadınlara

 

Frankfurt Türk Film Festivali

22. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali ünlü sanatçıların katılımıyla başladı. Festivalin 'Yaşam Boyu Onur Ödülü'nü alan Menderes Samancılar Türkiye'de İstanbul Sözleşmesi için mücadele eden kadınlara, Nur Sürer de ilk günden beri desteklediği Cumartesi Anneleri'ne adadı. Kültürlerarası İletişim Derneği’nin düzenlediği 22. Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali, Rodgau kasabasında başladı. 


Festivalin ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü‘ unutulmaz sanatçılar Nur Sürer, Menderes Samancılar ile Almanya’dan Renan Demirkan’a verildi. ‘Vefa Ödülü' ise Ferdi Merter, Renan ve Enis Fosforoğlu Ailesi’ne verildi. Galaya Menderes Samancılar, Nur Sürer, Tuba Ünsal, Cemal Hünal, Renan Demirkan, Müfit Can Saçıntı, Meral Konrat, Almula Mert ve Nilüfer Açıkalın’ın aralarında bulunduğu ünlü isimler katıldı. Galada Saki Çimen ve Rafet El Roman konseri büyük ilgi gördü. Festivalin açılış konuşmasında son yıllarda pandemi, doğal afetler ve savaşların milyonlarca insanın hayatına mal olduğuna dikkat çeken Festival Başkanı Hüseyin Sıtkı, "İnsanların her zamankinden daha fazla cesarete ihtiyacı var. 


Dünyamızın her zamankinden daha fazla yürekli, korkusuz kişilere, sesini yükselten, mücadele duygusu yayan insanlara ihtiyacı var. Sağalmak, ayağa kalkmak için. Sinemanın aslında böyle bir görevi yok. Ancak yine de bize tekrar cesaret vermede kuşkusuz büyük katkısı var. Festivalimiz bu misyona uyan bir dizi film sunuyor" dedi.

Share:

26 Haziran 2022 Pazar

Kurgu gerçek hayattan beslenir

 

Neslihan Önderoğlu

Neslihan Önderoğlu’nun yeni öykülerinin yer aldığı ‘Küçük Bir Mesele’ Günışığı Kitaplığı’dan On8 Kitap etiketiyle yayımlandı. Kitapta yer alan öykülerin içeriği itibariyle gençler için yazıldığı yanılgısına düşülmemeli. Evet, öykülerin kahramanları gençler, ancak varlıklarını her an hissettiren yetişkinlerin, gençlerin yaşamlarına olan etkileri de dikkat çekiyor satır aralarında. Yalnızlık, arkadaşlık, paylaşım, önyargı, kişinin kendisine olan acımasızlığı da… 


Neslihan Önderoğlu’nun öykülerini okurken gün içinde yaşanılan, o an için pek de anlamı olmayan olayların değişik yönlerini öne çıkaran, hatırlatan, hissettiren olayları fark etmek mümkün. Yazarımız, okura hayatı okuma, anlama ve sezme olanağı veriyor. 


Kurgu gerçek hayattan beslenen bir şey. Yaşadığımız ya da tanık olduğumuz şeyleri kurmaca bir metne dönüştürüyoruz. Bu anlamda okurun da o metni okurken, evet bunlar benim de tanık olduğum, iyi bildiğim şeyler, ya da ben de buna benzer duygu ve durumlardan geçmiştim düşüncesiyle okuması aslında yazarla arasında bir duygudaşlık durumu yaratır. Bu çok önemli bir konu. Tanıdık olma hali. Ebeveynlerde genellikle şöyle bir düşünce var; 


aman çocuğum benden daha iyi koşullarda büyüsün, benim çektiğim sıkıntıları çekmesin. Bu düşünce çocuk yetiştirme tutumu olarak yediği önünde yemediği arkasında bir yetişme tarzını beraberinde getiriyor. Her türlü imkân tanınmış, konfor alanının dışına çıkmasına izin verilememiş bir çocuk veya genç yaşamın içine karıştığında en ufak bir zorlukta dayak yemiş gibi oluyor.

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin