30 Ağustos 2023 Çarşamba

Yüzde 14,2 artış: Dış ticaret açığı temmuzda 12 milyar doları aştı

 

Dış ticaret

Merhaba arkadaşlar! Bugün Türkiye'de ekonomik durum ve yoksulluk hakkında konuşmak istiyorum. Son yıllarda ülkemizdeki ekonomik durum birçok insan için endişe verici hale gelmiştir. İşsizlik oranı yükseliyor, enflasyon artıyor ve birçok insan geçim sıkıntısı çekiyor.


Türkiye, birçok ekonomik zorlukla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle pandemi süreci, birçok işletmenin kapanmasına ve işsizlik oranının artmasına sebep olmuştur. Birçok insan, geçimini sağlamak için yeni iş fırsatları aramak zorunda kalmıştır.


Yoksulluk da Türkiye'de büyük bir sorundur. Birçok insan temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Gıda, barınma ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar, birçok aile için lüks haline gelmiştir. Bu durum özellikle kırsal bölgelerde daha belirgindir. Yoksullukla mücadele etmek için hükümet ve sivil toplum kuruluşları çeşitli projeler ve yardım programları başlatmıştır. Ancak, bu sorunun çözümü için daha fazla çaba gerekmektedir.


Türkiye'deki ekonomik durum ve yoksullukla mücadele etmek için birçok adım atılabilir. İlk olarak, işsizlik oranını düşürmek için yeni iş fırsatları yaratılmalıdır. Yeni işletmelerin kurulması teşvik edilmeli ve girişimcilere destek sağlanmalıdır. Ayrıca, eğitim ve mesleki beceri kurslarıyla insanların iş bulma şansı artırılabilir.


Yoksullukla mücadele etmek için ise sosyal yardım programları ve gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır. Daha fazla insanın temel ihtiyaçlarını karşılaması için sosyal yardımlar artırılmalı ve daha etkili bir şekilde dağıtılmalıdır. Ayrıca, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlere erişimi kolaylaştırmak için çalışmalar yapılmalıdır.


Sonuç olarak, Türkiye'deki ekonomik durum ve yoksulluk sorunu ciddi bir şekilde ele alınmalıdır. İşsizlik oranının düşmesi ve yoksulluğun azalması için hükümet, sivil toplum kuruluşları ve bireyler olarak hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız. Birlikte çalışarak, daha adil ve kalkınmış bir Türkiye inşa edebiliriz.

Share:

29 Ağustos 2023 Salı

Türk-İş verileri: Açlık sınırı 12 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı 40 bin liraya dayandı

Türk-İş verileri

Türk-İş'in, her ay gerçekleştirdiği "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Ağustos 2023 sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 12 bin 198 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırı ise 39 bin 733 lira olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 15 bin 813 liraya ulaştı.



Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) araştırmasına göre, ağustos ayında 4 kişilik ailenin açlık sınırı 12 bin 198, yoksulluk sınırı 39 bin 733 lira oldu.


Türk-İş'in, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı "Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması"nın Ağustos 2023 sonuçları açıklandı.


Araştırmaya göre, bu ay 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden 'açlık sınırı', 12 bin 198 lira olarak hesaplandı.

Share:

28 Ağustos 2023 Pazartesi

Aras Bulut İynemli'den Ahmet Hakan'a mektup

 

Aras Bulut İynemli

Disney+'ın yayınlamadığı 'Atatürk' filminde Mustafa Kemal Atatürk'ü canlandıran oyuncu Aras Bulut İynemli, platforma tepki göstermediği gerekçesiyle kendisini eleştiren Ahmet Hakan'a bir mektup yazarak yanıt verdi. İynemli mektubunda, "Beni derinden üzen, kendimi yalnız ve hedef tahtasına konulmuş gibi hissettiren kısım ‘Aras neden konuşmadı, Atatürk’ü neden savunmadı’ gibi ifadeler karşısında oyunculuğumun ötesinde bir Türk genci olarak sorgulanmaya çalışılmam" ifadelerini kullandı. Disney Plus platformunda yayınlanması planlanan ancak yerli içerikler arasından kaldırılan "Atatürk" filmine ilişkin tartışmalar sürerken, başrol oyuncusu Aras Bulut İynemli platforma tepki 


göstermediği gerekçesiyle kendisini eleştiren Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan'a mektupla yanıt verdi.  Oyuncu İynemli Hakan'a yazdığı mektupta, "Beni derinden üzen, kendimi yalnız ve hedef tahtasına konulmuş gibi hissettiren kısım ise ‘Aras neden konuşmadı, Atatürk’ü neden savunmadı’ gibi ifadeler karşısında oyunculuğumun ötesinde bir Türk genci olarak sorgulanmaya çalışılmam" dedi. "Köşenizi okudum. Bana yönelttiğiniz ‘iki çift söz’ karşısında üzülmedim desem yalan olur. Çok üzüldüm. Özellikle sizin gibi söylentilere değil hakikate inanan 


bir gazetecinin böyle haksız bir yakıştırmayı dile getirmesine üzüldüm. Ben filmimize, taşıdığı mesaja ve seyircimize hissettireceklerine kefilim. Atatürk’ü ve ülkemizi asılsız iddialarla karalamak isteyenlere en büyük ve en güzel cevabımız emeği geçen herkesin ilmek ilmek işlediği Atatürk filmidir. Beni derinden üzen, kendimi yalnız ve hedef tahtasına konulmuş gibi hissettiren kısım ise ‘Aras neden konuşmadı, 


Atatürk’ü neden savunmadı’ gibi ifadeler karşısında oyunculuğumun ötesinde bir Türk genci olarak sorgulanmaya çalışılmam. Bunu hiç hak etmediğimi düşünüyorum. ‘Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır’ sözü, Atatürk’ün beni en çok etkileyen sözlerinden biri. Ben buna inanıyor ve bunun için çaba sarf ediyorum.

Share:

27 Ağustos 2023 Pazar

İşçiler kaybediyor, şirketler kazanıyor

 

İşçiler

Yüksek döviz kuru ve enflasyon ile geniş halk kesimlerinin alım gücü düşerken büyük şirketler kârlarını katladı. Şirketlerin toplam kârı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttı. Yüksek enflasyonun kaybedeni dar gelirliler olurken mutlu azınlık kârlarını artırdı. Şirketler yılın ikinci çeyreğine ilişkin kârlarını açıkladı. Yıllık olarak en yüksek kâr artışını sırasıyla holdingler, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve büyük bankalar kaydetti. Bugüne kadar 488 şirket bilançosunu açıklarken bu şirketlerin ikinci çeyrek toplam kârının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artırdığı görüldü. Ziraat Yatırım’ın hazırladığı rapora göre otomotiv ve 


havayolu en yüksek kâr artışı gözlenen sektörler arasında yer aldı. Gayrimenkul yatırım ortaklıklarında artan satış ve kira gelirleri dışında bazı şirketlerin gayrimenkullerini yeniden değerlemesi sektörde kâr artışını destekledi. Büyük bankalarda, komisyon gelirleri ile ticari kârda önemli oranda artışlar gözlendi. Toplam kâr artışına en büyük katkıyı Sabancı Holding ve Koç Holding’in kârlarındaki yükseliş yaptı. 


Otomotiv sektöründe ise Koç Grubu şirketlerinin güçlü kârları etkili oldu.  Koç Holding'in ikinci çeyrek net dönem kârı 18,24 milyar TL’lik beklentinin üzerinde, 20,60 milyar TL olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı döneminde holdingin net dönem kârı 15,45 milyar TL olarak kaydedilmişti. Bu yılın ilk yarısında toplam net kâr ise 37,4 milyar TL oldu. Sabancı Holding de 10,7 milyar TL olan beklentilere karşın 13,3 milyar TL net dönem kârı elde etti. Holdingin net kârı geçen yılın ikinci çeyreğinde 8 milyar TL ve 2022 yılının tamamında 43,8 milyar TL seviyesindeydi. 

Share:

26 Ağustos 2023 Cumartesi

Türkiye iflas etti, o hâlâ ‘ben’ diyor

 

iflas etti

Memleketi her alanda uçuruma sürükleyen Erdoğan, krizlerin sorumlusu değilmiş gibi meydanlarda konuşmayı sürdürüyor. Ahlat’ta konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı sorunun farkında olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı seçimin ardından tüm vaatlerini unutup halka kan kusturan politikaların uygulayıcısı Erdoğan şimdi de “durumun farkındayım” masajı vermeye çalışıyor. Her gün akranlarda boy gösterip gündem belirlemeye çalışan Erdoğan’ın dünkü uğrağı Bitlis oldu. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis’te bir tekstil fabrikasının önünde düzenlenen toplu açılış törenine 


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhur İttifakı üyelerinden HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’yle birlikte katıldı. Açılışa dair kısa bir konuşma yapan Erdoğan’ın gündeminde ekonomik gelişmeler, yerel seçimler ve muhalefet vardı. Erdoğan son birkaç haftadır Türkiye “çok iyi” söyleminden belli düzeyde vaz geçti. Milyonarca insan büyük zorluk içindeyken bu tür bir söylemin çok inandırıcı olmadığının farkına varmış olmalı kriz “sorunları görüyoruz” 


mesajı vermeye başladı. Bunu da yerel seçim gündemine paralel şekilde yapıyor. Bitlis’te yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanlığı ve genel seçime değinen Erdoğan “14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimleriyle Türkiye istikrar sürsün diyerek bu konudaki tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koydu” diyerek sandığın meşruiyetini iki gün üst üste vurgulamış oldu. Oysa seçimlerden hemen önce “iz bunlara Türkiye’yi sandıkla teslim edemeyiz” diye açıklamalara seçmeni tehdit etmekten uzak durmamıştı.

Share:

Etiketler

blog Arşivi