19 Ağustos 2023 Cumartesi

İstanbul’da 1,5 milyon bağımsız birim çok riskli görünüyor

 

İstanbul

Olası İstanbul depremine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, İstanbul'da 1,5 milyon bağımsız birimin çok riskli göründüğüne dikkati çekti, 600 bin konutun çok hızlı bir şekilde dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, "İstanbul'da 5.8 milyon bağımsız birim var. 1,5 milyon bağımsız birim çok riskli gözüküyor. 600 bini ilk etapta yıkılacak konutlar olarak önümüzde duruyor. Doğrusu bu büyük bir rakam. 600 bin konutun çok hızlı bir şekilde dönüşmesi gerekiyor. 


Deprem gelip onları yıkmadan bizler güvenli hale getirebilirsek sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz diye düşünüyorum" dedi. Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Kayseri'de bulunan Bakan Özhaseki, şehirde görev yapan gazetecilerle bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Özhaseki, olası İstanbul depremi ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Partisi yaklaşık 21 yıldır iktidarda olan Özhaseki, İstanbul'un dünyadaki deprem riski olan en büyük 10 şehirden biri olduğunu kaydederek tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini vurguladı. Deprem gelmeden hazırlık yapılması gerektiğinin altını çizdi. 


Özhaseki, şu ifadeleri kullandı: Bir şehri depreme hazırlarsanız bir birim harcıyorsunuz, deprem olmuş hasarları giderelim diye hazırlarsanız 7 misli harcama yapıyorsunuz. O zaman doğrusu; bir an önce deprem gelmeden hazırlık yapmanız. İstanbul'umuz da tüm bilim adamlarının kabulüne göre dünyadaki 10 en büyük deprem riski şehirlerden birisi olarak gözüküyor. Onun içindir ki bizim bir an önce tedbirimizi alıp takdiri Allah'a bırakmamız icap ediyor. Bunu bir an önce yapmamız gerekiyor. 

Share:

18 Ağustos 2023 Cuma

Enflasyon beklentisinde rekor artış

 

Enflasyon

Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilen piyasa katılımcıları anketinde 12 ay sonrası enflasyon beklentisi bir önceki ankete göre 8,8 puanla anket tarihinin rekor düzeltmesini gördü. Piyasa katılımcıları anketinde yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 59,46'ya yükseldi. Ankette yıl sonu dolar/TL tahmini de 29,82'ye çıktı. Enflasyon beklentisinde rekor artış


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ağustos ayı piyasa katılımcıları anketine göre, enflasyon beklentisi rekor seviyede arttı. 2023 yılı Ağustos ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 40 katılımcı tarafından yanıtlanmış ve sonuçlar katılımcıların yanıtları


 toplulaştırılarak değerlendirildi. Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,82 iken, bu anket döneminde yüzde 59,46 oldu.

Share:

17 Ağustos 2023 Perşembe

Yılın 2. çeyreğinde geniş tanımlı işsizlik yükseldi

 

işsizlik

TÜİK’in yayınladığı işgücü verilerine göre, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1 puanlık artış ile yüzde 23,5 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 1,2 puanlık azalış ile yüzde 18,3 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan-haziran dönemine ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. TÜİK'e göre, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2023 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1 puanlık artış ile yüzde 23,5 oldu. Verilere göre, 2023'ün ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,3 puan azalışla yüzde 9,7 oldu. 


Bu dönemde işsiz sayısı 3 milyon 400 bin kişiye geriledi. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 73 bin kişi azalarak 3 milyon 400 bin kişi oldu. İşsizlik oranı, ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre 1 puan azaldı. Aynı dönemde 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı 1,2 puan azalışla yüzde 18,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 15,1, kadınlarda ise yüzde 24,1 olarak tahmin edildi. İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, 


mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2023 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,4 saat azalarak 44,3 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2023 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre sanayi sektöründe 8 bin kişi azalırken, tarım sektöründe 10 bin kişi, inşaat sektöründe 28 bin kişi, hizmet sektöründe 121 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin %14,7'si tarım, %21,7'si sanayi, %6,3'ü inşaat, %57,4'ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

Share:

15 Ağustos 2023 Salı

Ölümler 20 yılda 13 kat arttı: Emekçiye yaşama şansı vermediler

 

Emekçi

Son yirmi yılda artan konut ölümleri, acilen dikkat edilmesi gereken ciddi bir endişe kaynağıdır. İstatistikler şok edici bir gerçeği ortaya koyuyor: konut ölümleri son 20 yılda 13 kat arttı. Bu endişe verici eğilim, yalnızca işyeri güvenlik önlemlerindeki başarısızlıkları vurgulamakla kalmıyor, aynı zamanda insan hayatına verdiğimiz değer hakkında soru işaretleri uyandırıyor. İnşaat şantiyelerinde yaşayan işçileri tanımlamak için kullanılan bir terim olan konut, inşaat sektörünün ayrılmaz bir parçasıdır. 


Bu işçiler genellikle ailelerini desteklemek için kentsel alanlarda iş fırsatları arayan, yoksul bir geçmişe sahiptir. Ancak, yaşam koşulları ve güvenlik standartları genellikle ihmal edilir ve bu da trajik sonuçlara yol açar. Konut ölümlerindeki artışın başlıca nedenlerinden biri şantiyelerde uygun altyapı ve güvenlik düzenlemelerinin olmamasıdır. Konut konutları genellikle sıkışık, kötü inşa edilmiş ve uygun havalandırma ve yangın güvenliği önlemleri gibi temel olanaklardan yoksundur. 


Yetersiz eğitim ve işçiler arasındaki farkındalık eksikliği de yüksek sayıda kaza ve ölüme katkıda bulunur. İnşaat sektörünün, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı büyümesi, projeleri katı son tarihler içinde tamamlamaları için işçiler üzerinde büyük bir baskı oluşturdu. Bu genellikle güvenlik standartlarının tehlikeye atılmasına ve inşaat uygulamalarında kestirme yollara yol açar. Kâr marjları tarafından yönlendirilen işverenler, işçi refahından çok üretkenliğe öncelik verme eğiliminde, bu da kaza ve ölüm riskini daha da artırıyor. 


Ayrıca, inşaat sektöründeki taşeronluk ve dış kaynak kullanımının yaygınlığı karmaşık bir sorumluluk ağı yaratarak, konut ölümlerinden sorumlu tutulmayı zorlaştırıyor. Net bir emir komuta zincirinin olmaması ve iş gücünün parçalanmış doğası, güvenlik standartlarının etkili bir şekilde düzenlenmesini ve uygulanmasını engellemektedir. Bu konut ölümlerinin sonuçları, ani can kayıplarının ötesine geçiyor. 


Aileler perişan, sevdiklerinin maddi ve manevi desteğinden mahrum bırakılıyor. Dahası, hayatta kalan işçiler üzerindeki psikolojik etki uzun süreli olabilir ve kaygı, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna yol açabilir. Bu acil sorunu çözmek için hükümetler, inşaat şirketleri ve ilgili paydaşlar derhal harekete geçmelidir. İnşaat sahalarında sıkı güvenlik düzenlemelerinin güçlendirilmesi ve uygulanması büyük önem taşımaktadır. İşçileri potansiyel tehlikeler ve bunların nasıl azaltılacağı konusunda eğitmek için yeterli eğitim programları oluşturulmalıdır. Güvenlik standartlarına uyumu sağlamak için düzenli teftişler ve denetimler yapılmalıdır. 


İnşaat şirketleri, işçi güvenliğine ve refahına kardan daha çok öncelik vermelidir. Bu, yeterli sanitasyon tesislerine sahip geniş ve iyi havalandırılan konutlar da dahil olmak üzere, konut çalışanları için uygun konut tesislerinin sağlanmasını gerektirir. İşverenler ayrıca kaza riskini en aza indirmek için kask, emniyet kemeri ve koruyucu donanım gibi güvenlik ekipmanlarına yatırım yapmalıdır. 

Share:

14 Ağustos 2023 Pazartesi

Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 791 bin 156 kişinin iller arasında göç etti.

 

Türkiye'de

TÜİK verilerine göre, Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 791 bin 156 kişinin iller arasında göç etti. İstanbul hem en fazla göç alan hem de en fazla göç veren il oldu. Göç etme nedenleri incelendiğinde, 526 bin 8 kişinin eğitim, 479 bin 250 kişinin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılına ilişkin "İç Göç İstatistikleri" bültenini yayımladı. 


Buna göre, ülkede 2007-2008 döneminde yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı seyir izleyerek 2022 yılında yüzde 3,27 oldu. Bu çerçevede Türkiye'de geçen yıl 2 milyon 791 bin 156 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,9'unu erkekler, yüzde 52,1'ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'de iller arası göç eden nüfusun dağılımında, İstanbul 385 bin 294 kişiyle en çok göç alan il olarak tespit edildi. İstanbul'u sırasıyla 189 bin 104 kişiyle Ankara ve 132 bin 426 kişiyle İzmir takip etti. 


En az göç alan iller ise sırasıyla 5 bin 391 kişi ile Ardahan, 7 bin 31 kişi ile Bayburt ve 8 bin 8 kişi ile Kilis oldu. En çok göç alan iller olan İstanbul, Ankara ve İzmir'in aynı zamanda en çok göç veren iller olduğu görüldü. İlk sırada 418 bin 82 kişi ile İstanbul en çok göç veren il olurken, bu ili 161 bin 912 kişi ile Ankara ve 107 bin 312 kişi ile İzmir takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 7 bin 578 kişiyle Dersim, 7 bin 629 kişiyle Kilis ve 8 bin 157 kişiyle Ardahan olarak belirlendi. 


Türkiye'de, geçen yıl en fazla göç hareketliliği 643 bin 998 kişi ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 42,5'ini erkekler, yüzde 57,5'ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'de 2022'de en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı yaş grubu olan 20-24 yaş grubunun göç etme nedeni eğitim oldu. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 257 bin 676'sının eğitim, 91 bin 612'sinin işe başlama, iş bulma ve 50 bin 338'inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği belirlendi.

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin