24 Haziran 2023 Cumartesi

Ekonomiye güven haziranda azaldı

 

Ekonomi

Türkiye'de "açlık sınırı", bir bireyin veya ailenin temel gıda ve gıda dışı kalemleri karşılayabilmesi için gereken asgari gelir miktarını ifade eden bir kavramdır. Eşik, her hanenin büyüklüğüne ve bileşimine bağlı olarak değişir. Bu konu, Türkiye'de geçim mücadelesi veren milyonlarca insanın yaşam koşullarına ışık tutması açısından önemlidir. Bu yazıda Türkiye'deki "açlık sınırı"nı etkileyen faktörleri, bunun sonuçlarını ve olası çözümlerini inceleyeceğim. Açlık sınırının belirlenmesinde ekonomik durum hayati bir rol oynar. Yüksek enflasyon oranları satın alma gücünü düşürerek ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını zorlaştırıyor. 


İşsizlik ve gelir eşitsizliği de Türkiye'deki yoksulluk seviyelerine önemli ölçüde katkıda bulunuyor. Eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal faktörler de bireyin yoksulluktan kurtulma yeteneğini etkileyebilir. "Açlık sınırının" altında yaşamanın, bireylerin, özellikle de sağlıklı büyüme için doğru beslenmeye ihtiyaç duyan çocukların fiziksel ve psikolojik iyilik hali üzerinde yıkıcı sonuçları vardır. Yoksulluk, büyüme geriliği ve hatta ölüm gibi kronik hastalıklara yol açabilen yetersiz beslenme ile bağlantılıdır. Bu konuyu etkili bir şekilde ele almak için, iş eğitimi girişimleri yoluyla doğrudan veya dolaylı olarak mali yardım sağlayarak yerel ve ulusal düzeylerde sosyal refah programları uygulanmalıdır. İstihdam yaratmayı amaçlayan hükümet politikaları, 


yoksulluk sınırının altında mücadele edenlerin gelirlerini artırmaya yardımcı olacak istihdam fırsatları sunacaktır. Son olarak, eğitime yatırım yapmak, bireyleri genel yaşam standartlarını iyileştirirken istihdam edilebilirlik beklentilerini iyileştirebilecek becerilerle donatarak uzun vadeli faydalar sağlayacaktır. Sonuç olarak, yoksulluk seviyelerinin düşürülmesi bugün Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olmaya devam etmektedir; gıda gibi temel ihtiyaç maddelerine erişimin sağlanması bir lüksten ziyade temel bir insan hakkı olarak görülmelidir. "Açlık sınırı" sorununu ele almak için, hem ekonomik hem de sosyal faktörlerin politika yapıcılar tarafından dikkate alınması gerekir.

Share:

22 Haziran 2023 Perşembe

Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrası döviz kurları fırladı

 

faiz kararı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararı öncesi 23,54 TL'den işlem gören dolar/TL 24,63 seviyesine yükseldi. 25,88'den işlem gören Euro/TL ise 27,06'ya çıktı. Merkez Bankası politika faizini 650 baz puan artırarak yüzde 15'e çıkardı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını açıkladı. Buna göre, politika faizini yüzde 8,50'den yüzde 15'e çıkarıldı. Merkez Bankası 27 ay sonra ilk kez faizleri artırmış oldu. Faiz kararı öncesi güne yatay seyirde başlayan döviz kurları kararın açıklanmasının ardından sert yükselişe geçti. 


Karar öncesi 23,54'ten işlem gören dolar/TL 24,63 seviyesine fırlarken, 25,88'den işlem gören Euro/TL ise faiz kararının açıklanmasının ardından 27,06 seviyesine çıktı. Güne 30,09'dan başlayan sterlin/TL ise 31,42'ye fırladı. Dün doların satış fiyatı 23,5510 lira, Euro'nun satış fiyatı da 25,7360 lira olmuştu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin AA Finans'ın beklenti anketine katılan ekonomistler, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının (politika faizi) 1.075 baz puan artırılarak yüzde 19,25'e çekileceğini tahmin ediyordu. 


Son dönemde müşterileriyle analizlerini paylaşan yabancı kurumlar arasında yüzde 40'a varan faiz tahminleri yapıldı. Ekonomistlerin çoğu faizin yüzde 25'e kadar çıkabileceğini öngörüyordu. Bloomberg HT anketine katılan kurumların da beklentisi faizin yüzde 25 seviyesine çıkarılacağı yönündeydi. Yabancılar arasında en temkinli tahmini yapan kurum yüzde 14 ile Standard Chartered olmuştu. En şahin beklentiyi ise yüzde 40 ile Goldman Sachs yapmıştı. Fakat genelde yabancı kurumlardan gelen beklentiler yüzde 20-25 aralığında toplanmıştı.

Share:

21 Haziran 2023 Çarşamba

En düşük memur maaşı 22 bin TL olacak

 

memur maaşı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, en düşük memur maaşının 22 bin TL olacağını açıkladı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, memur ve emekli maaşı zammı ile ilgili düzenlemenin temmuz ayında Meclis'ten geçeceğini bildirdi. Işıkhan, AKP TBMM Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Memur ve emekli maaşı zammına ilişkin düzenlemenin sorulması üzerine Işıkhan, konu üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığı ile işbirliği halinde çalıştıklarını belirtti. Torba yasa teklifinde yer alması için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Işıkhan, "Bürokratlarımız çalışıyor. Hedefimiz, torba yasada her tarafı, paydaşları memnun edecek bir sonuca ulaşmak" dedi. 


AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim beyanı olduğu için en düşük memur maaşının 22 bin lira olmasının torba yasa teklifinde yer alacağını aktaran Işıkhan, teklifin Meclis'ten kısa sürede geçmesini sağlayacaklarını ifade etti. Işıkhan, "Zaten iki konu vardı. En düşük memur maaşının 22 bin lira olması ve emekli aylıklarında yapılacak iyileştirme, Cumhurbaşkanı'mızın seçim beyanı olduğu için biz bunu torba yasada sunacağız. Meclis tarafından kısa sürede geçmesini sağlayacağız. Meclis tatile girmeden Allah nasip ederse çıkarmayı düşünüyoruz,


temmuz ayında inşallah" diye konuştu. Teklifte 500 lira asgari ücret desteğinin de yer alacağını belirten Işıkhan, Bakanlık bürokratlarının konu üzerinde çalıştığını vurguladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, asgari ücretin 1 Temmuz 2023 itibarıyla brüt 13 bin 414, net 11 bin 402 liraya yükseltilmesi konusunda anlaşmıştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin yılın ikinci yarısında brüt 13 bin 414 liraya, net 11 bin 402 liraya yükseltildiğini bildirerek, kararın işçi, işveren ve hükümetin mutabakatıyla alındığını belirtmişti.

Share:

20 Haziran 2023 Salı

Enflasyon, ülkelerin ekonomik büyümesini veya küçülmesini etkileyen bir göstergedir.

 

asgari ücret 11 bin 402 TL

Enflasyon, belirli bir süre içinde üretilen tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarının ortalama olarak ülke ekonomisindeki genel fiyat seviyesini yansıtmasıdır. Enflasyon, ülke ekonomisinin yüksek bir oranda büyümesi durumunda, para biriminin değer kaybetmesi ve para biriminin değer kaybetmesi durumunda ortaya çıkan fiyat artışıdır. Enflasyonun ölçümü, fiyat endeksleri aracılığıyla yapılır. Enflasyon, ülkelerin ekonomik büyümesini veya küçülmesini etkileyen bir göstergedir. Enflasyon, ülkelerin ekonomik büyümesini etkileyen faktörler arasında önemli bir yer tutar. Fiyatların yüksek seyretmesi, ülkelerin ekonomik büyümesini olumsuz etkileyebilir. 


Ülkelerin, enflasyonu kontrol altında tutmak için gerekli önlemleri almaları gerekmektedir. Yıllık enflasyon, yıllık ortalama fiyat değişimlerinin hesaplanmasıyla elde edilen bir göstergedir. Yıllık enflasyon, genel olarak ülke ekonomisinin gücünün, para biriminin değerinin ve reel gelirin ne ölçüde artış gösterdiğini gösterir. Yıllık enflasyon, ülkelerin ekonomik büyümesini veya küçülmesini etkileyen bir göstergedir. 


Yıllık enflasyon, ülke ekonomisinin çeşitli bileşenlerini etkileyebilir. Enflasyon, ülke ekonomisinin büyümesini olumsuz yönde etkileyebilir. Yüksek enflasyon, ülkelerin reel gelirlerini düşürebilir ve ülke ekonomisinin büyümesini olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca, yüksek enflasyon, ülkelerin para biriminin değer kaybetmesine ve ülke ekonomisinin büyümesini olumsuz yönde etkileyebilir. Yüksek enflasyon, ülke ekonomisinin büyümesini olumsuz yönde etkileyebilir. 

Share:

19 Haziran 2023 Pazartesi

Ticaret Bakanlığı fahiş fiyatları yakın takibe aldı

 

Ticaret Bakanlığı

Ticaret Bakanlığı, Kurban Bayramı alışverişlerinde vatandaşların mağduriyet yaşamaması için 81 ildeki denetimlerini sürdürürken şikayetleri de yakın takibe aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ülkede milli ve manevi değerlerin, ortak sevincin, birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının en üst düzeyde yaşandığı bayram dönemlerinde de vatandaşların huzuru ve refahı için çalışmalara hız kesmeden devam edildiği aktarıldı. Bayram dönemlerinin, ülke ekonomisine, artan üretim ve satışlar anlamında büyük bir hareketlilik getirdiğine ve ekonominin canlanmasına, büyümesine katkı yaptığına işaret edilen açıklamada, "Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi yapılan alışverişler de kurbanlık, kıyafet, gıda, turizm, ulaşım, konaklama, gastronomi 


gibi geniş sektör yelpazesiyle üretici, tedarikçi ve tüketici üçgeninde ekonomimize büyük bir katma değer sağlamaktadır. Bu ekonomik faaliyetler gerçekleştirilirken, özellikle vatandaşlarımız tarafından ihtiyaçların belirlenerek alışverişe çıkılması, farklı markalar ve ebatlardaki ürünlerde kıyaslamaya da imkan veren birim fiyatların etiketlerde olup olmadığına bakılması, ayrıca etiket fiyatı ile kasa fiyatlarının aynı olup olmadığına dikkat edilmesi tüketici hak ve menfaatleri açısından önem arz etmektedir" dedi. Bakanlığın, vatandaşların taleplerini artırdığı bayram


öncesi dönemde de tüm sektörler nezdinde fahiş fiyat artışlarıyla mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğine vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamasına izin vermemek adına Bakanlığımız denetim birimleri 81 ilimizde denetimlerini aralıksız sürdürmeye devam edecek ve Bakanlığımıza ulaşan şikayetler yakinen takip edilecektir. Öncelikli amacımız, tüm vatandaşlarımızın haklarını ve refahını korumaktır. Bu sebeple piyasada arz ve talep dengesini bozucu faaliyetlere karşı mücadelemiz ve takibimiz daima titizlikle sürecektir. Bu doğrultuda, halkımızın mağduriyetine neden olan kişilere ilişkin her türlü idari yaptırım kararlılıkla uygulanacaktır."

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin