22 Mayıs 2023 Pazartesi

Sinan Oğan, Saray iktidarından yana tutum aldı

 

Sinan Oğan

Seçim öncesi sık sık Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın “Cehennemin kapılarını kapatacağız” sözünü tekrarlayan ve iktidara birçok alanda eleştiriler yönelten Sinan Oğan, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladı. Oğan, konuşmasında daha önce iktidara eleştiriler yönelttiği HÜDAPAR konusundan hiç bahsetmedi. Cumhurbaşkanı Seçimi'nin ilk turunda seçmenin yüzde 5,2'sinin oyunu alan Sinan Oğan, seçimlerin ikinci turunda, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini açıkladı. 


Kararını düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyuna duyuran Oğan, konuşmasında iktidarın sık sık kullandığı 'istikrar' söylemine sarıldı. Türkiye'nin kritik bir dönemden geçtiğini söyleyen Oğan, 4 temel konuya dikkat çekti, bu konuların acilen çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Oğan, söz konusu sorunları "sığınmacılar, deprem, ekonomi ve terör" olarak sıraladı. Dikkat çektiği sorunların çözümü için mevcut iktidarın devamına vurgu yapan Oğan, seçimlerin ikinci turunda sık sık eleştiriler yönelttiği Cumhur İttifakı'nın adayı Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleyeceğini açıkladı. 


Cumhur İttifakı'nı sık sık HÜDAPAR’a verilen vekil desteği nedeniyle eleştiren Oğan,  konuşmasında HÜDAPAR'a hiç değinmedi. Oğan, daha önce "Türk bayrağındaki Türk ismini çıkarmayı teklif eden HÜDAPAR ile Türk milliyetçileri nasıl yan yana gelebilir?" demişti "Türk milletinin aziz evlatları. Hepimizin bildiği üzere 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalmıştır. 


ATA ittifakının adayı olarak 5.2 oranında oy alarak seçimlerin 2’nci tur üzerinde etkili bir noktaya ulaştık. Türk milletinin her bir ferdine göstermiş oldukları yüksek katılım ve bize olan teveccühleri için teşekkür ederim. Yaklaşık 10 senedir bizimle yol yürüyen en zor zamanlarımızda dahi yalnız bırakmayan yol arkadaşlarıma, Türkiye’nin her bir köşesinde ilmek ilmek çalışan Sinan Oğan gönüllülerine teşekkürleri borç biliyorum.

Share:

21 Mayıs 2023 Pazar

Erdoğan ismi ateşe benzin oldu

 

benzin

İktidarın uyguladığı ekonomi politikaları patladı. TCMB’nin ‘dost’ ülkelerden gelen para ile dolu net rezervleri son 21 yılın en düşük seviyesine gerileyerek 2 milyar dolar seviyesine indi. Döviz talebini engellemek için atılan tüm adımlar ekonomiyi derinden sarstı. Ekonomistler Erdoğan iktidarının devam etmesi durumunda durgunluk ve işsizlik yaşanacağını söyledi. Referanduma dönüşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık bir hafta kaldı. Ancak seçimlerin ilk turda sonuçlanmasını bekleyen piyasalarda işler karıştı. 


Merkez Bankası’nın pazartesi gününden bu yana aldığı kararlar bankacılık sistemini kilitledi. Döviz kurunu durdurmak için rezervlere sarılan TCMB’nin atacak kurşunu kalmadı. Swap anlaşmalarının da yer aldığı net rezervler son 21 yılın en düşük seviyesine indi. CDS ikinci turla yükselişe geçti. İktidarın gidecek yolu kalmadı, ekonomistlere göre ekonomik durgunluk ve işsizlik kapıda. İktidar, uzun süredir tüm ekonomiyi döviz kurundaki artışa bağladı. 


Kurlar artmasın diye atılan adımlar işlerin daha da kötüye gitmesine neden oldu. Bugüne kadar rezervler, arka kapıdan döviz satışları ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) aracılığıyla döviz kurları tutulmaya çalışıldı. KKM’nin faizinin yüzde 50’ye dayanması ise baskı ile yönlendirmeye neden oluyor. Son haftalarda rekor girişler yaşandı. 


Yılın başında toplam 73,2 milyar dolar olan KKM hacmi 12 Mayıs kapanışı itibarıyla 119,9 milyar dolara ulaştı. TCMB’nin en büyük silahı rezervlerdi. Ancak ilk gözden çıkarılan ve kuru tutmak için harcanan rezervler dip seviyeyi gördü. Brüt rezervlerde seçim öncesi haftada salgın döneminden bu yana en sert düşüş izlenirken net rezervler de 21 yılın en düşük seviyesine geriledi.

Share:

20 Mayıs 2023 Cumartesi

Merkez Bankası, kararın bankacılık sistemini kilitlemesi üzerine geri adım attı

Bankalar

 Döviz ve altın talebinin önüne geçmek için atılan adımlarla baskı altına alınan bankalar nakit avans çekimini durdurdu. Merkez Bankası, kararın bankacılık sistemini kilitlemesi üzerine geri adım attı, ancak avansa sınır getirdi. 
Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın beklenenin üzerinde bir oy performansı göstermesi ve seçimin ikinci tura kalmasının ardından, mevcut ekonomi politikalarının devam edeceği endişesi finansal piyasalarda sancılı bir bekleşiye neden oldu. Seçimin ikinci tura kalması ve belirsizliğin artmasıyla birlikte Türkiye'nin 5 yıllık risk primi (CDS) 7 ayın zirvesine çıkarak 700 puana dayandı. 


TL, dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve 19,78’i gördü. Bankaların ABD doları alış ve satış fiyatları arasındaki fark da 2 TL’nin üzerine çıktı. Merkez Bankası (MB) TL'deki değer kaybının önüne geçmek ve dövize talebi frenlemek için haftanın ilk üç gününde yeni adımlar attı. Tüketiciler uzun süredir ucuz borçlanma kanalı olarak görülen nakit avansa yönelmişti. Bankalar mevduata yıllık yüzde 40’a yakın faiz verirken kredi kartından nakit avansı aylık yüzde 1,36 faizle veriliyordu. Artan nakit avans kullanımının ardından MB, kredi kartı belirli bir limitin üzerinde olanlar için kredi kartı vasıtasıyla yapılan nakit çekim ve kuyum harcamalarının kredi türüne yüzde 30 oranında menkul kıymet tesisine tabi olmasını kararlaştırmıştı. 


Bankalar kredi faizlerini kendileri belirlerken kredi kartına uygulanan faiz oranı ise Merkez Bankası tarafından belirleniyor. Bu da son dönemde bankaların nakit avanstan kâr edememeye başlamasına yol açtı. Uzun süredir 14 Mayıs seçimlerini bekleyen bankacılık sektörü, bu kararın ardından kredileri durdurma kararı aldı. Bu da bankacılık sisteminin kilitlenmesine neden oldu. 


Bankaların bu hamlesinin ardından Merkez Bankası’ndan geri adım geldi. BloombergHT’nin haberine göre kredili mevduat hesabı kredilerine menkul kıymet tesisinde 15 bin TL'nin üzeri dikkate alınacak ve menkul kıymet düzenlemesinde 15 bin liraya kadar kredi kartı nakit avans ve kuyum harcamalarına istisna getirildi. Konut, taşıt, tica­ri ve ihtiyaç kredilerinde de işler karıştı. Bankacılık kay­naklarının verdiği bil­giye göre, seçim öncesinde, MB’nın sözlü talimatı sonrasında kamu bankalarının 250 bin lira ile konut kredileri­ni sınırlaması sonrasında çoğu özel bankanın kredileri karşıla­ma noktasında 29 Mayıs’a kadar adeta frene bastığı öğrenildi. 
Share:

19 Mayıs 2023 Cuma

Adıyaman’da ağır hasarlı bina kendiliğinden çöktü

 

Adıyaman

Adıyaman’da depremde ağır hasar alan 3 katlı bina, kendiliğinden çöktü. Binanın çevresinde kimsenin olmadığı tespit edildi. Bölgeye giden ekipler, her ihtimale karşı arama kurtarma çalışması yaptı. Adıyaman’da depremde ağır hasar alan 3 katlı bina, yoğun yağış sonrası kendiliğinden çöktü. Olay, saat 22.00 sıralarında Adıyaman merkez Kayalık Mahallesi'nde yaşandı. Kahramanmaraş merkezli depremde hasar alan 3 katlı bina yağışın da etkisiyle yerle bir oldu. Olay sonrası bölgeye çok sayıda arama kurtarma, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 


Jandarma arama kurtarma ekipleri ile AFAD ekipleri çöken binanın enkazına girdi. Enkaz altında canlı olma ihtimaline karşı yapılan aramalarda ölen ya da yaralanan kimseye rastlanılmazken olay öncesi bina önüne park edilen bir araç ise enkaz altında kalarak kullanılmaz hale geldi. Enkaz altında kalan aracın çıkarılması sonrası çalışmalarını tamamlayan ekipler olay yerinden ayrıldı. Birçok bölgede arama ve kurtarma çalışmaların yürütüldüğü selin ardından bölgedeki son duruma ilişkin bilgi veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sel nedeniyle Adıyaman'da 2, Şanlıurfa'da 16 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Şanlıurfa'da şebekeye ilk gelen suyun, 


sadece kullanma suyu olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, "Biz, içme suyu takviyelerini yapacağız" dedi. Soylu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: Birçok bölgede arama ve kurtarma çalışmaların yürütüldüğü selin ardından bölgedeki son duruma ilişkin bilgi veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sel nedeniyle Adıyaman'da 2, Şanlıurfa'da 16 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi. Şanlıurfa'da şebekeye ilk gelen suyun, sadece kullanma suyu olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Soylu, "Biz, içme suyu takviyelerini yapacağız" dedi.

Share:

18 Mayıs 2023 Perşembe

Asgari ücret zammı seçimden önce açıklanabilir

Asgari ücret

Asgari ücret, Türkiye'deki en düşük ücret seviyesini belirleyen bir kavramdır. Çalışanların minimum yaşam standardını sağlamak için devlet tarafından belirlenmiştir. Bu ücret, Türkiye İstatistik Kurumu'nun belirlediği yaşam maliyeti endeksine göre her yıl yeniden belirlenmektedir. 2021 yılında asgari ücret, brüt 3.577 TL, net 2.825 TL olarak belirlenmiştir. Bu ücret, Türkiye'deki birçok çalışan için geçimlerini sağlamakta yetersiz hale gelmektedir. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için, asgari ücretin yetersizliği daha da açık bir şekilde görülmektedir. Asgari ücretin yetersizliği, çalışanların maddi zorluklar yaşamasına neden olurken, aynı zamanda ülke ekonomisine de olumsuz etkiler yaratmaktadır. 


Düşük ücretler, çalışanların motivasyonunu azaltırken, işletmelerin de kaliteli işgücü bulmasını zorlaştırmaktadır. Bu durum, üretkenliği ve rekabet gücünü düşürerek, ekonomik büyüme potansiyelini de sınırlamaktadır. Asgari ücretin artırılması, çalışanların yaşam standartlarını yükseltirken, aynı zamanda ekonomik büyümeyi de destekleyecektir. Daha yüksek ücretler, çalışanların motivasyonunu artırırken, daha kaliteli işgücü de çekilmesine yardımcı olur. Bu da, işletmelerin daha yüksek üretkenlik ve rekabet gücü sağlamasına olanak tanır. Asgari ücretin artırılması, ancak dengeli bir şekilde yapılmalıdır. İşletmelerin de maliyetlerini karşılayabilecekleri bir seviyede olmalıdır. 


Bu nedenle, asgari ücretin artırılması, aynı zamanda vergi reformları ve işletmelerin maliyetlerinin düşürülmesi gibi diğer ekonomik politikalarla birlikte ele alınmalıdır. Sonuç olarak, asgari ücret Türkiye'deki çalışanların yaşam standartlarını belirlerken, aynı zamanda ülke ekonomisine de etki eden önemli bir kavramdır. Düşük ücretler, çalışanların maddi zorluklar yaşamasına neden olurken, yüksek ücretler ise işletmelerin maliyetlerini artırabilir. Bu nedenle, asgari ücretin artırılması, dengeli bir şekilde yapılmalı ve diğer ekonomik politikalarla birlikte ele alınmalıdır.

Share:

Etiketler

blog Arşivi