12 Nisan 2023 Çarşamba

Perakende satışlarda iki yılın en sert aylık düşüşü

 

Perakende satışlar

TÜİK verilerine göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi Şubat 2023'TE bir önceki aya göre yüzde 6,5 azaldı, yıllık yüzde 21,5 arttı. Verilere göre şubat ayında perakende satışlarda Nisan 2021'den bu yana en sert düşüş yaşandı. Perakende satış hacmi şubatta yıllık bazda yüzde 21,5 artarken bir önceki aya göre yüzde 6,5 azaldı. Buna göre, şubat ayında perakende satışlarda Nisan 2021'den bu yana en sert düşüş yaşandı. Türkiye İstatistik Kurumu, şubat ayına ilişkin perakende satış endekslerini açıkladı. 


Açıklamada, perakende satış endekslerinin hesaplanmasında katma değer vergisi (KDV) beyannamelerinden elde edilen verilerin kullanıldığı belirtildi. Türkiye'de, 6 Şubat'ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerde mücbir sebep ilan edildiği ve beyannamelerin ertelendiği anımsatılan açıklamada, bu nedenle şubata ilişkin hesaplamalarda eksik gözlemler için e-fatura, e-arşiv fatura verileri gibi alternatif veri kaynakları ve istatistiksel yöntemler kullanılarak tahmin yapıldığı bildirildi. Açıklamada, bu yöntemlerle tahmin edilen büyüklüğün 


toplam içindeki payının yüzde 3,76 olduğu bilgisi verildi. Bültene göre, sabit fiyatlarla perakende satış hacmi şubatta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,5 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 24,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 24,5, otomotiv yakıtı satışları yüzde 7,8 yükseldi. Sabit fiyatlarla perakende satış hacmi şubatta bir önceki aya göre yüzde 6,5 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 0,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 8,7, otomotiv yakıtı satışları yüzde 8,8 geriledi.

Share:

11 Nisan 2023 Salı

Türkiye seçimlere çift haneli işsizlik oranıyla gidiyor.

 

işsizlik

Türkiye yaklaşan seçimlere hazırlanırken, ülkenin çift haneli işsizlik oranı büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Hükümetin istihdam yaratma çabalarına rağmen, çok sayıda Türk işsiz kalmaya devam ediyor ve bu da her geçen gün büyümeye devam eden bir işsizler ordusuna yol açıyor.


COVID-19 salgınının neden olduğu ekonomik gerileme durumu daha da kötüleştirmiş, birçok işletme ayakta kalmakta zorlanmış ve yeni çalışan istihdam edememiştir. Bu durum, geçimlerini sağlamak ve ailelerini geçindirmek için mücadele eden pek çok Türk'ün hayal kırıklığına uğramasına neden oldu.


İşsizliğin etkileri geniş kapsamlı ve uzun süreli olabilmekte, ruh sağlığından sosyal uyuma kadar her şey üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. İşsiz bireyler yalnızlık ve değersizlik duyguları yaşayabilir ve amaç ve saygınlık duygularını korumak için mücadele edebilirler.


Ayrıca, yüksek işsizlik seviyeleri suç, madde bağımlılığı ve hatta siyasi huzursuzluk gibi bir dizi sosyal soruna yol açabilir. Bu nedenle Türk hükümeti işsizlik konusunu ciddiye almalı ve giderek büyüyen bu sorunu çözmeye yardımcı olacak politikalar oluşturmak için çalışmalıdır.


İşsizlik sorununa yönelik olarak eğitim ve öğretim programlarına yatırım, hedefe yönelik istihdam yaratma girişimleri ve küçük işletmeler ile girişimcilerin desteklenmesi gibi pek çok potansiyel çözüm bulunmaktadır. Türk hükümeti konuya kapsamlı ve çok yönlü bir yaklaşım benimseyerek vatandaşlarının gelişmek için ihtiyaç duydukları işlere ve fırsatlara erişimini sağlamaya yardımcı olabilir.


Sonuç olarak, Türkiye'deki işsizler ordusu büyümeye devam etmektedir ve bu acil olarak ele alınması gereken bir sorundur. İstihdam yaratmayı ve ekonomik büyümeyi teşvik eden politikalar ve programlar oluşturmak için birlikte çalışarak, Türkiye'deki herkesin tatmin edici ve müreffeh bir hayat yaşama şansına sahip olmasını sağlayabiliriz.

Share:

10 Nisan 2023 Pazartesi

12 aylık cari açık 10 yılın zirvesinde

 

cari açık

12 aylık cari açık 10 yılın zirvesinde Merkez Bankası şubat ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini yayımladı. Buna göre cari denge şubatta 8,78 milyar dolar açık verdi. 12 aylık cari açık ise 55,4 milyar dolar oldu. Böylelikle 12 aylık cari açık Ağustos 2012’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Şubat 2023’e ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini yayımladı. 


Buna göre, şubat ayında cari işlemler hesabı 8,78 milyar dolar açık verdi. Ocak ayında bu tutar 9,85 milyar dolar seviyesindeydi. Şubat’ta altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 834 milyon dolar fazla verdi. 12 aylık cari açık şubatta 55,4 milyar dolar oldu. Bloomberght'nin aktardığına göre, söz konusu verilerle 12 aylık cari açık Ağustos 2012’den bu yana en yüksek seviyeyi g ördü. 


12 aylık cari açık da 51,7 milyar dolarla 2014 yılının şubat ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. 2022 yılının son çeyreğinde 11,1 milyar dolar yükselen rezerv varlıklar, ocak ayında 9,3 milyar dolar azaldı. Son bir yıldır aralıksız artış kaydeden net hata ve noksan kaleminde de ocakta 119 milyon dolar tutarında sermaye çıkışı yaşandı. Böyle cari açığın Merkez Bankası rezervleri ile finanse edildiği açığa çıkmış oldu.

Share:

9 Nisan 2023 Pazar

AKP’li yıllarda en büyük sorunlardan biri adaletsiz uygulamalar oldu.

 

adaletsiz

AKP’li yıllarda en büyük sorunlardan biri adaletsiz uygulamalar oldu. Halk yoksullaşırken ayrıcalıklı kesim oluşturuldu. Liyakat yok sayılırken, devlete çift maaşlı bürokratlar dolduruldu. Muhalifler cezaevlerine gönderilirken çeteciler sokaklara salındı. Kadınlar erkekler tarafından öldürülürken katiller cüzi cezalar aldı. Yandaşlar desteklenerek AKP medyası oluşturuldu. Ülkeyi 20 yılı aşkın zamandır yöneten AKP iktidarında en çok şikâyet edilen konulardan biri adaletsizlikler oldu. Sadece yargıda alınan kararlarda değil AKP’nin tüm tercihlerinde adaletsizlik ülkenin son yıllarına damga vurdu. 


Kendileri şatafat içinde yaşarken halkı sefalete mahkûm ettiler, öğrenciler açlıktan intihar ederken yandaşlarını burslarla Amerika’da okuttular, KHK’lerle akademinin içini boşaltırken üniversiteleri yandaş kadrolarla doldurdular, ataması yapılmayan öğretmenler intihar ederken bürokrasiyi çift maaşlılara teslim ettiler, mafyalar ve çeteciler cezaevinden serbest bırakılırken muhalif gazeteciler, Taksim Dayanışması üyeleri hapse atıldı, sokak ortasında gençler öldürülürken katiller çok cüzi cezalar aldı, kadın cinayetleri her gün işlenen sıradan bir vakaya dönüşürken katiller iyi halle serbest bırakıldı. 


Tüm bu yaşananlar AKP döneminin nasıl geçtiğinin özeti. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından hazırlanan ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ raporuna göre, yoksulluk sınırı 31 bin 241 TL’yi aştı. Açlık sınırı ise 9 bin 591 TL oldu. Çalışanların yaklaşık yüzde 40’ının asgari ücretle çalıştığı düşünüldüğünde halkın önemli bir kısmı açlık sınırının dahi altında çalışmaya mecbur bırakılıyor. Buna karşın Saray’ın sadece günlük harcaması bile 18 milyon TL’yi buluyor.

Share:

8 Nisan 2023 Cumartesi

Bu tablo Erdoğan sayesinde oluştu

 

tablo

Erdoğan sayesinde” kampanyasındaki görselleri tasarlayan Akkoyun’un gözaltına alınması iktidarın beklediğinin aksine kampanyanın gücünü artırdı. AKP’li yıllarda hemen her alanda ülkenin yaşadığı yıkımı ortaya koyan resmi veriler, “Erdoğan sayesinde” tepkisine adeta ayna tuttu. İktidarın ekonomik kriz karşısında ses yükselten yurttaşı baskılama çabalarına yenisi eklendi. AKP’nin ekonomi politikası nedeniyle önlenemez hale gelen enflasyonun altında ezilen yurttaşlar, marketlerdeki ürünlerin üzerine, “Bu ürün size pahalı mı geldi? Erdoğan sayesinde” çıkartmaları yapıştırmaya başladı. 


Çıkartmaları hazırlayan görsel iletişim tasarımcısı Mahir Akkoyun, dün sabah saatlerinde gözaltına alındı. Akkoyun daha sonra serbest kaldı. Akkoyun’un, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla gözaltına alındığı bildirildi. İzmir Konak Güvenlik Şube’deki ifade işlemleri sırasında Akkoyun’a başka tweetleri de gerekçe gösterilerek, “Seçim Kanunu’na muhalefetten” bir kez daha ifade işlemi başlatıldı. Hayat pahalılığına karşı çığ gibi büyüyen tepkinin ardından hedefe oturtulan Akkoyun’un gözaltına alınmasına yurttaşlar büyük tepki gösterdi. 


Sosyal medyada, “MahirAkkoyunSerbestBırakılsın” etiketi ile on binlerce dayanışma mesajı paylaşıldı. Marketlerdeki ürünlerin üzerine yapıştırılan çıkartmalar ile başlayan “Erdoğan sayesinde” kampanyasının ardından gözler, Türkiye’nin AKP’li yıllarda yaşadığı yıkıma çevrildi. Eğitimden sağlığa, yargıdan toplumsal yaşamın tümüne kadar hemen her alanda, “Erdoğan sayesinde” yaşanan yıkım, protestoların haklılığını ortaya koydu.

Share:

Etiketler

blog Arşivi

Rastgele Gönderiler

Bizi RSS'de takip edin