AKP’li yıllarda en büyük sorunlardan biri adaletsiz uygulamalar oldu. Halk yoksullaşırken ayrıcalıklı kesim oluşturuldu. Liyakat yok sayılırken, devlete çift maaşlı bürokratlar dolduruldu. Muhalifler cezaevlerine gönderilirken çeteciler sokaklara salındı. Kadınlar erkekler tarafından öldürülürken katiller cüzi cezalar aldı. Yandaşlar desteklenerek AKP medyası oluşturuldu. Ülkeyi 20 yılı aşkın zamandır yöneten AKP iktidarında en çok şikâyet edilen konulardan biri adaletsizlikler oldu. Sadece yargıda alınan kararlarda değil AKP’nin tüm tercihlerinde adaletsizlik ülkenin son yıllarına damga vurdu.
Kendileri şatafat içinde yaşarken halkı sefalete mahkûm ettiler, öğrenciler açlıktan intihar ederken yandaşlarını burslarla Amerika’da okuttular, KHK’lerle akademinin içini boşaltırken üniversiteleri yandaş kadrolarla doldurdular, ataması yapılmayan öğretmenler intihar ederken bürokrasiyi çift maaşlılara teslim ettiler, mafyalar ve çeteciler cezaevinden serbest bırakılırken muhalif gazeteciler, Taksim Dayanışması üyeleri hapse atıldı, sokak ortasında gençler öldürülürken katiller çok cüzi cezalar aldı, kadın cinayetleri her gün işlenen sıradan bir vakaya dönüşürken katiller iyi halle serbest bırakıldı.
Tüm bu yaşananlar AKP döneminin nasıl geçtiğinin özeti. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından hazırlanan ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ raporuna göre, yoksulluk sınırı 31 bin 241 TL’yi aştı. Açlık sınırı ise 9 bin 591 TL oldu. Çalışanların yaklaşık yüzde 40’ının asgari ücretle çalıştığı düşünüldüğünde halkın önemli bir kısmı açlık sınırının dahi altında çalışmaya mecbur bırakılıyor. Buna karşın Saray’ın sadece günlük harcaması bile 18 milyon TL’yi buluyor.









