6 Nisan 2023 Perşembe

2021'de Türkiye'ye göç yüzde 117 arttı

 

göç

TÜİK, 2 yıllık aranın ardından 2020 ve 2021 göç istatistiklerini yayımladı. 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 49,7 azalan yurt dışından göç, 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi oldu. TÜİK, 2020 ve 2021'de açıklanmayan uluslararası göç istatistiklerini yayımladı. Buna göre, yurt dışından Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 49,7 azalarak 340 bin 845 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 53,6'sını erkekler, yüzde 46,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 98 bin 349'unu Türk vatandaşları, 


242 bin 496'sını ise yabancı uyrukluların oluşturduğu belirlendi. Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2020'de bir önceki yıla göre yüzde 27,3 artarak 420 bin 463 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,9'unu erkekler, yüzde 44,1'ini kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 77 bin 810'u Türk vatandaşı, 342 bin 653'ü yabancı uyruklu olarak kayıtlara geçti. 


Türkiye'ye 2020'de göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 34,1 ile en fazla göç alan il İstanbul oldu. Bu ili yüzde 8,3 ile Ankara ve Antalya, yüzde 3,2 ile Bursa ve yüzde 2,8 ile İzmir takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 47,6 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. Bu ili yüzde 9,5 ile Ankara, yüzde 6,6 ile Antalya, yüzde 2,8 ile İzmir ve yüzde 2,7 ile Gümüşhane takip etti. 


Bu dönemde Türkiye'ye gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 11,9 ile Irak vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 9,4 ile Afganistan, yüzde 7,4 ile Türkmenistan, yüzde 6,3 ile Rusya ve yüzde 6 ile Suriye vatandaşları izledi. Ülkeden göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 16,8 ile yine Irak vatandaşları aldı. 

Share:

5 Nisan 2023 Çarşamba

Yabancı kurumların seçim sonrası döneme ilişkin kur analizleri devam ediyor.

 

kur analizleri

Türkiye'deki son cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleriyle birlikte, USD/TL kuru birçok yatırımcı ve tüccar için ilgi çekici bir konu olmuştur. Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Türk lirasının değeri önce yükseldi, ancak kısa süre sonra tekrar düşmeye başladı. Peki, USD/TL kuru açısından seçim sonrası dönem için ne bekleyebiliriz? Öncelikle, seçimlerin sonucunun döviz kuru üzerinde önemli bir etkisi olduğunu belirtmek önemlidir. Seçimler öncesindeki belirsizlik ve dalgalanma Türk lirasının değerinde dalgalanmalara neden olabilir. 


Ancak seçimler sona erdiğinde piyasa istikrara kavuşmaya başlayacak ve döviz kuru Türkiye'nin ekonomik temellerini yansıtacaktır. Döviz kurunu etkileyen en önemli faktörlerden biri cari işlemler açığıdır. Türkiye'nin yüksek bir cari açığı var, bu da ülkenin ihraç ettiğinden daha fazla ithalat yaptığı anlamına geliyor. Yabancı yatırımcıların ithalat yapmak için lira satmaları gerektiğinden, bu durum liranın değeri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle, Türkiye'nin liranın değerini artırmak için cari açığını azaltması önemlidir. Döviz kurunu etkileyen bir diğer faktör de enflasyondur. 


Türkiye, liranın değerini aşındıran yüksek enflasyon oranları yaşamaktadır. Hükümet enflasyonu kontrol altına almak için faiz oranlarını yükseltmek ve para politikasını sıkılaştırmak gibi önlemler almıştır. Ancak bu politikaların ekonomik büyüme üzerinde olumsuz bir etkisi olabilir ve bu da döviz kurunu etkileyebilir. Son olarak, Türkiye ve bölgedeki jeopolitik durum da döviz kurunu etkilemektedir. Suriye'de devam eden çatışma ve ABD ile yaşanan gerginlikler piyasada belirsizliğe yol açmış ve liranın değeri üzerinde baskı oluşturmuştur. 


Bu alanlardaki herhangi bir gelişme döviz kurunda daha fazla dalgalanmaya neden olabilir. Sonuç olarak, USD/TL kuru için seçim sonrası dönem, cari açık, enflasyon oranları ve jeopolitik gelişmeler dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı olacaktır. Seçim sonuçları döviz kuru üzerinde kısa vadeli bir etkiye sahip olsa da, uzun vadeli eğilim bu ekonomik temeller tarafından belirlenecektir. Yatırımcılar ve tüccarlar, Türkiye'deki yatırımları hakkında bilinçli kararlar vermek için bu faktörleri yakından takip etmelidir.

Share:

4 Nisan 2023 Salı

Yıllık enflasyon mart ayında yüzde 50,51 oldu

Yıllık enflasyon

Türkiye İstatistik Kurumu
, mart ayı enflasyon verilerini açıkladı. Verilere göre enflasyon mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29 artış gösterdi, yıllık bazda ise yüzde 50,51 olarak açıklandı. ENAG verilerine göre, enflasyondaki artış mart ayında yüzde 5,08, yıllık ise yüzde 112,51 olarak açıklanmıştı. Mart ayında fiyatı en fazla artan ürün ise 'dana eti' oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre yıllık enflasyon mart ayında yüzde 50,51 oldu. 


Buna göre, TÜFE'deki değişim 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2,29, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 12,52, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 50,51 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 70,20 olarak gerçekleşti. Ekonomistler, mart ayında TÜFE'nin yüzde 2,86, yıllık ise yüzde 51,35 seviyesinde olmasını bekliyordu. Böylece 5 ay üst üste yıllık enflasyonda düşüş kaydedildi. Düşüş, mart ayında dana eti fiyatlarında aylık olarak yüzde 19,90, 'şarküteri ürünleri ve diğer et çeşitlerinde' ise yüzde 15,16'lık artış yaşanmasına rağmen gerçekleşti. 


Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 17,27 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 70,73 ile lokanta ve oteller oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup %-1,92 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 6,30 ile eğitim oldu.

Share:

3 Nisan 2023 Pazartesi

Oyuncular Sendikası'ndan RTÜK'e 'Kızılcık Şerbeti' tepkisi



Oyuncular Sendikas

Oyuncular Sendikası, RTÜK'ün Kızılcık Şerbeti dizisi için verdiği 5 kez yayın durdurma cezası kararıyla ilgili, "RTÜK tarafından 'kadına şiddet' sebebiyle verilen 5 kez yayın durdurma kararını sansür olarak değerlendiriyoruz. Söz konusu dizideki eleştirel sahnelerin ‘kadına şiddet’ olarak algılanmasını hayretle takip ediyor ve bu sansürü kabul etmiyoruz" açıklaması yaptı. Oyuncular Sendikası, Show TV’de yayınlanan Kızılcık Şerbeti dizisine Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından verilen beş kez yayın durdurma cezasına tepki gösterdi. Sendika tarafından yapılan açıklamada, kararın 'sansür' olarak değerlendirildiği belirtilerek, "Hayretle takip ediyor ve bu sansürü kabul etmiyoruz" denildi. 


Karardan dönülmesi çağrısında bulunulan açıklamada, cezanın uygulanması halinde oyuncuların ve teknik ekibin yaşayacağı mağduriyete de değinilerek, "Maddi ve manevi olarak mağduriyetleri nasıl giderilecektir? Bu süre boyunca çalışmayacak olan oyuncular ve teknik ekipler hayatlarını nasıl devam ettireceklerdir?" diye soruldu. Oyuncular Sendikası'nın açıklaması şöyle: "Show Tv'de yayınlanan "Kızılcık Şerbeti" dizisine RTÜK tarafından "kadına şiddet" sebebiyle verilen 5 kez yayın durdurma kararını sansür olarak değerlendiriyoruz. Toplumun kutuplaştırıldığı, kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin arttığı, 


6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesi kanununun yürürlükten kaldırılmasının konuşulduğu günlerde, söz konusu dizideki eleştirel sahnelerin ‘kadına şiddet’ olarak algılanmasını hayretle takip ediyor ve bu sansürü kabul etmiyoruz. Oyuncular Sendikası olarak soruyoruz: Yayının durdurulma süreci boyunca hem oyuncuların hem de teknik ekibin maddi ve manevi olarak mağduriyetleri nasıl giderilecektir? Bu süre boyunca çalışmayacak olan oyuncular ve teknik ekipler hayatlarını nasıl devam ettireceklerdir? Sansür; oyuncuların çalışma hayatlarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle karardan vazgeçilmeli, sanatsal ifade özgürlüğünün önündeki engellemeler son bulmalıdır."

Share:

2 Nisan 2023 Pazar

Gölge etme hepimize yeter!

 

deprem

Hatay merkezli önceki gün art arda gerçekleşen iki deprem eksiklikleri gösterdi. İktidar, başta Erdoğan olmak üzere bol bol sayı vererek yaptıklarıyla övünürken insanların başlarını sokacağı bir çadır bile bulamaması tepkileri artırdı. Maraş merkezli depremlerin on altıncı günü geride kalırken afet bölgelerinde bin bir zorlukla mücadele eden on binlerce yurttaş yaşam mücadelesi veriyor. Yıkılan, hasar gören binalarına girmeyen halk çadır ve konteyner beklerken hala ‘devlet’e sesini duyurmaya çalışıyor. Önceki gün akşam saatlerinde 6.4’lük depremle bir kez daha sarsılan Hatay’da halk geceyi sokaklarda geçirdi. 


Depremin ardından hasarlı binalar da yıkılırken ilk açıklamalara göre, 6 yurttaş daha yaşamını yitirdi. Sosyal medyadan sesini duyurmaya çalışan depremzedeler çadır ihtiyaçlarının acilen karşılanmasını talep etti. Yardım kampanyalarını kendi tekeline almaya çalışan iktidarın, ortak televizyon programında ‘Türkiye yaralarını sarıyor’ kampanyası kapsamında 115 milyar TL’yi aşkın para toplandığı ifade edildi. Ancak aradan günler geçmesine rağmen birçok noktaya çadır dahi gönderilemedi. Muhalefet partilerinin, sendikaların, meslek odalarının ve yurttaşların yardımlarına ise AFAD tarafından el konuldu. 


Halkı yalnız bırakan devlet, yardımların kendi inisiyatifi dışında gitmesine de engel oldu. Duruma tepki gösteren halk, “Gölge etmeyin yeter” dedi. Halkı depremlerin ardından bir başına bırakan iktidar yardım toplayanlara ise engel olma arayışına girdi. AHBAP Derneği önce troller ve yandaşlar, sonra AKP’li yöneticiler tarafından hedef gösterildi. Ardından başta AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere yetkililer nakdi yardımların sadece AFAD’a yapılmasını istedi. Ardından MHP Lideri Bahçeli AHBAP’ı hedef alan açıklamalar yaptı.

Share:

Etiketler

blog Arşivi